Bazı ruhlar vardır, gerçek hayat dediğimiz hayattan kopuk yaşarlar. Bazen bunlara akıl hastası deriz. Bazıları ise sırf rol yapmayı başarabildikleri için aramızda yaşayan "normallerdir". Kitap işte bu beceriye sahip olmayan genç bir kızın hikayesini anlatıyor. İtiraf etmeliyim yer yer sıkıldım. Ana karekterin hayal dünyasındaki birçok tanrı, koro, kuyu, sansür gibi müesseseler birbirine karıştı. Ama yine de bir şizofrenin beynine girmemize olanak sağlayan ilginç bir kitap olarak gördüm bu kitabı. İsmine ise bayıldım. Kitapla tanıştığımdan beri günlük hayatta bol bol kullandım bu cümleyi: sana gül bahçesi vadetmedim.