Her satırında, her cümlesinde insanın kendisinden bir şeyler bulduğu, aşkı, özlemi, ayrılığı, çaresizliği doruklara kadar anlatan, anlatırken de insanı içine çekip bu duyguları yaşatan, mükemmel bir kitabı okutmaktan çok mutluyum.
Mustafa Kemal Atatürk’ün okuduğu binlerce kitap içerisinde en çok yanında bulundurduğu ve ara ara okuduğu bir eser Çalıkuşu.
İnsanların ne kadar zalim, dedikoduyu ne kadar sevdiğini, geçmişten günümüze bu durumların hiç değişmediğini görüyoruz.
Elbette bu kadar gaddarlığa rağmen, sevginin galip geldiğini de görmemek mümkün değil.
Çalıkuşu; Hocanımın yani Feride’nin onlarca zorluğa rağmen ayakta durmasını, her soruna bir çözüm üretmeye çalışmasını, çıktığı yolculukta sevgi, tahammül ve tevekkülle yürüdüğünü ve en sonunda zoruklara rağmen yürüdüğü bu yolda mutluluğa erdiğini anlatan çok güzel bir kitap.
Boş yere dememiş Reşat Nuri Güntekin;
“En uzun, en çaresiz geceni düşün, Sabah olmadı mı?
Sabahlar oldu Güntekin, sabahlar oldu.
Reşat Nuri Güntekin