Bu eser Sait Faik'in yalnızca Türk Edebiyatında değil ayni zamanda dünya edebiyatında da ne kadar onemli oldugunun kanıtı niteliğindedir. Özellikle Yılan Uykusu ve Yalnızlığın Yarattığı İnsan hikayeleri Sait Faik'in diğer kitaplarında da rastlamadığımız bir anlatım içeriyor. Gerçekle hayal birbirine karışmış halde. Bireyin iç dünyasında yaşattığı yahut kafasında kurmuş olduğu karakterler çıkıyor karşımıza. Yazarın hayali arkadaşıdır o. Pançodur. Panço karakteri Sait Faik'in öykülerinde yalnızlığı, yalnızlıktan doğan acıları soyut bir anlatımla dile getirdiği karakterdir. Kısacası Sait Faik'in bu eşsiz eseri bizlere birçok duyguyu bir arada sunan bir hazinedir.
----SPOİLER----
Yalnızlığın Yarattığı İnsan’da şöyle yazar Sait Faik ; “(…) Ben tek başıma. Milyonlar içinde tek başıma. Acı gitgide acıyor. Kavun acısı gibi, zehir gibi bir acı… Yalnızlık. Yalnızlık güzel. Güzel değil. Kavun acısı.”…
Kitaptaki en sevdiğim hikaye olan Yılan Uykusu'nda;
"Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İceriye rüzgâr girdi. soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi."