Kayıp Tanrılar Ülkesi
Hem polisiye hem de mitolojik.
Bir tarafta cinayet masası bir tarafta yunan tanrıları...
Bu sefer Başkomiser Nevzat ekibi yok. Onun yerine Alman polisi Yıldız Başkomiser var. Yıldız Karasu, annesi babası Türk ama, Almanya da doğmuş, orayı benimsemiş.
Cemal Ölmez'in ölümü ile başlayan cinayet soruşturması... Cemal 'i kim öldürdü?
Nazi hayranları mı?, ailesi mi yoksa kan davalıları mı? (Tabi ki de bunu söylemiyeceğim)
Cemal Ölmez ve arkasından işlenen cinayetlere mitolojik semboller veriliyor. Kurbanların yüz yıllık geçmişinden gelen Bergama ve yunan mitolojisine düşkünlüğü. Kurbanlar kendilerini sandıkları tanrılar (Zeus, Kronos, Uranos vs) gibi ölüme yollanıyor. Başkomiser Yıldız da burada devreye giriyor.
Zanlılardan biri de Naziler. Irkçı Naziler'in geçmişten gelen Ölmez Ailesi ile davaları ve Türk düşmanlığı, Yıldız 'ı bu davaya daha da bağlı kılıyor.
Nazilerin seri katil, hatta psikopat olduğunu biliyoruz. Ama haklı tarafları da var bence. Kitapta değinilen konularda ki gibi kültürel farklılıklar çok fazla sorun doğuruyor. Türkülerin, Almanya da yaşamalarını istemiyorlar kendilerince haklılar.
Şuan bizim yaşadığımız sorunların benzerini yaşıyorlar. Yani Suriye ve Afgan sığınmacıların çokluğu bizi ırkçılığa itiyor haklı olarak.
Şunu eklemeden yapamıyacağım. Kitabın sonlarında soruşturmanın devamı Türkiye de devam ediyor ve böyle de olunca Başkomiser Nevzat devreye giriyor. Yıldız ile Nevzat' ın uyumu şaka mııı. Umarım bundan sonra yazılacak kitaplarda ikisinin uyumunu çok çok okuruz. Bir çift olarak ben çok yakıştırdım.
Kitabın hiçbir kötü yanı yok bence. Tam not aldı benden. Eleştireceğim bir yanı yok. Akıcılığı, dili tam yerinde.
İyi okumalar :)