Varoluşsal sancılar çekiyorum doktor bey:))
Jack London kendi ile bir ton benzerliklerle ortaya çıkardığı Martin Eden hayatı tüm gerçeklikleri ile görüyor, yaşıyor, kabul etmeye çalışıyor..
Talihsiz olarak nitelediğimiz işçi sınıfına doğan gencimiz burjuva sınıfından bir kıza aşık olmasıyla hayatı değişiyor..
Ama ben çok arada kaldım bu aşktan mı yoksa zaten içinde olan ilim aşkı mı onu bu değişime zorladı karar veremedim..
Ama bu nasıl bir azimdir diye de hayret etmeden kalamıyor insan, ümidi tam bitti diyorum pes edecek diyorum yine bambaşka bir enerji ile karşılıyor Martın Eden daha başka söylenecek çok söz var ama spoiler vermek de istemiyorum. Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve gerçekten hayran kaldım... Okuyun arkadaşlar..