UTANÇ-J.M.COETZEE,258 sayfa
Yazar,Güney Afrika’nın Cape Town kentinde doğmuş ,babası avukat annesi öğretmen olup,ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerindendir.
1999 Man Booker ve 2003 Nobel Edebiyat Ödülü almış,edebiyat profesörüdür.Avustralya’da yaşayan yazar hayvan hakları savunucusudur ve kitapta bu konuya çok değinilmiştir.
Kitap bir profesörün çocuğu yaşındaki bir kız öğrencisine uyguladığı tacizin utancı dışında daha pek çok konudaki utancı yüzümüze vuruyor.Güney Afrika’nın içinde bulunduğu utanç,ırkçılık,ırksal şiddet,siyahlar ile azınlıkta bulunan varlıklı beyazlar arasındaki yaşanan çatışma ile kızı Lucy’nin yaşadıkları tacizin en utanmazı,sahipsiz veya sahipleri tarafından geri alınmak üzere barınaklara bırakılan hayvanların belirli bir süre sonunda öldürülerek insanlar için işe yaramaz eski bir eşyanın çöpe,ateşe atılması gibi hayvanlara da bunların uygulanması normalmiş gibi gösterilmesi ve bunun utancı,21.yüzyılda Güney Afrika’da hala ırk ayrımcılığını savunan yönetim biçimi ve bunun utancı…Utanç bir değil bir çok.Bana göre kitap tacizden çok sömürü üstüne kurulu.Kadına,hayvana,insana güç gösterisi ile sömürme duygusu.
Yazar kitap arka kapağında;bu roman yumuşak bir roman değil,sert bir öykü, aynı zamanda inanılmaz güzellikte ama kasvetli bir öykü diyor.Evet bir çok şiddet sahneleri var,hem bir genç kadına hatta iki genç kadına,köpeklere,renklerinden dolayı iki tarafın insanlarının birbirine karş şiddeti…
Hikayemiz edebiyat profesörü David Lurie’nin kızı yaşındaki öğrencisi ile ilişkiye girmesi sonucu şikayet ile üniversiteden ayrılması ve hayatındaki düşüşünü anlatıyor.Profesör ,üniversite yönetimi tarafından savunma yapması istenmesine rağmen suçlamaları kabul etmeyip savunmayı red eder ve belgeleri imzalar.Şehri terk edip