Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 07 Ekim 2023 23:44 Jack London hayatı zor yaşamayı seven biriydi. Paraya ihtiyacı olmamasına rağmen maceraya atılırcasına gemilerde çalışır fok avlamaya giderdi. Kuzeye gider, altın aramaya giden, altın avcılarına katılırdı. Kuzeyde köpeklerin çektiği kızakları kullanırdı. Orada yaşadığı tecrübeleri usta kalemiyle harmanlayarak eserine aktardığını görüyoruz. Köpekleri sadece kızak çeken yardımcılar olarak değil, onlarıda duyguları olan insansı hisler duyabilen canlılar olarak görüyordu.
Jack London Beyaz Diş'e annesinin hikayesiyle başlayıp doğumundan hayatının sonrasına kadar bizlere gösteriyor. Beyaz Diş'i bu kadar içtenlikle özümsememiz de buradan kaynaklanıyor. Beyaz Diş ellerimizde doğdu. Büyüdü. Gelişti. Her macerasında yanındaydık. Her tecrübesine şahit olduk. Evimizde beslediğimiz bir dostumuza dönüştü. Bu da Jack London'un yazma konusundan ne kadar usta olduğunu bir kez daha anlamamızı sağlıyor.