2021 Nobel ödüllü yazar Abdulrazak Gurnah kendisi Doğu Afrikalı ve Zanzibar doğumlu. Romanın baş kahramanı Salim de Zanzibar'da doğuyor oradan Londra'ya uzanan bir hikayesi var. Zanzibar toplumunun yapısı, dönemin siyasi olayları, sömürgecilik, ırkçılık ve o dönemde ilkel bir toplumda kadının yeri gibi ağır konuları içeren bir eser. Salim önce mutlu bir ailede dünyaya geliyor ancak bir gün babası evi gizemli bir şekilde terk ediyor küçük yaşta bunu tam olarak algılayamayan Salim hayatına devam ederken bu aile sırrına sürekli kafasını yoruyor. Liseyi bitirdikten sonra Büyükelçi olan dayısı tarafından üniversite okuması için Londra'ya götürülüyor. Dayısı Amir annesine karşı olan minnet borcunu bu şekilde ödemek istiyor. Yeni bir hayata başlayan Salim dayısının istediği gibi bir öğrenci olamıyor ve bir süre sonra Londra'da tek başına yaşam mücadelesi vermeye başlıyor. Annesinin ölümü üzerine yeniden Zanzibara dönen Salim babasından büyük aile sırrını öğreniyor.
Kitap Shakespeare'in Kısasa Kısas adlı oyunundan bir uyarlama bunu kitabın ön sözünde belirtiyor yazar ve kitabın sonunda da tiyatro oyunundan söz ediliyor her ne kadar uyarlama olsa da Salim'in acıklı hikayesinin okuyucunun üzerinde bir etki bırakacağı kesin. Romanımızın sonunda Salimin dışında sanırım ben en fazla baba Masud için üzüldüm. Yaşadıkları karşısında göstermiş olduğu sükunet takdire şayan. Aslinda yaşadığı acı kitabın başından beri oldukça iyi işlenmiş bunu fark ettim. Bir de Amir'in çıkar uğruna bu kadarı da fazla dedirten yüzsüzlüğü ile karşılaşmak beni şaşırtmadı çünkü onun kişiliği de kitapta başından beri okuyucuya oldukça güzel aktarılmış. Kısacası kitap gayet güzel karakter tahlilleri başarılı. Hazin sonu sizi sorgulamaya sevk ediyor.