Hatırlamak…
Kimi zaman ceza kimi zaman ödül.
Ancak bu “hatırlıyorum”lar tam olarak kişisel bir anının cezası ya da ödülü olmayan hatta belki de kimine göre hatırlanmaya değmeyecek şeylerden oluşuyor.
“Ne ya da kim hatırlanmaya değerdir,” deklarasyonuna girmeden 1946 ile 1961 arasındaki yıllara tekabül eden hatıra parçacıklar, sanki bir masalın hiç kimsenin bilmediği bir bölümü gibi.
Filanca bir zamanda herkesin bildiği ya da hiç kimsenin bilmediği, herkesin gördüğü ya da hiç kimsenin şahitlik edemeyeceği bir bellek antolojisi…
Literatüre adını "e" harfini hiç kullanmadan yazdığı #kayboluş eseriyle altın harflerle yazdıran Fransız romancı Georges Perec’in bu sıra dışı kitabını #ayberkerkay çevirisiyle okudum. Hatırlıyorum