Hatırlıyorum

Georges Perec
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
İlk Yayın Tarihi:
9 Ağustos 2023
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786253690168
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

2/10
·136 syf.··
2024 63. kitabı
Kendimi Perec okuyacaksın vaadiyle kandırılmış hissediyorum. Çoğu sonu ‘hatırlıyorum’ diye biten birer cümleden ibaret bir kitap bu. Hiçbir yere bağlanmayan, bir metne can verecek her şeyden yoksun cümleler. İlk sayfada “taktakları hatırlıyorum” u görünce yok canım dedim, bu öyle bismillah deyip giriş yapmak içindir. Ama yoo, basbayağı böyle devam etti. Hangi taktaklar, neyin nesi, neden bayım Perec? Hani bunu sadece kendine yazmış olsa anlarım, ama basılmış, kitap niyetine basılmış yahu! Ünlü bir yazar olmasa basılır mıydı bu kitap diye sorduran bariz örneklerden biri. Bir konuda şerh düşeyim sadece. Bu kitabı bir Fransız okusa, bu cümleler ona bir şeyler söyler. Ne bileyim, Paris’te yapılan ilk on katlı binaya gökdelen derdik deyince belki bir hatırası canlanır ya da bunun hatırasını taşıyan biriyle tanışıyordur vs. Ama bana hiçbir şey demediler, hemen hiçbir şey. O kadar demediler ki, sonuna ‘hatırlıyorum’ konduracak bir cümlem bile yok. Tüüü!
Edebiyat
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
Aslında sıradan, pek de hatırlamaya değmeyecek şeylerden bahsediyor ‘Hatırlıyorum’ fakat aralarda dünyanın toplumsal, siyasal ve sosyolojik konjonktürüne uygun öyle göndermeler var ki; bence bu gözlükten bakmaya değer. Edebiyatta sıradan olanı sıra dışı kılmayı ondan daha iyi yapan çok az yazar var. Okuduğum üçüncü veya dördüncü kitabı ( HATIRLAMIYORUM:) )ve her birinde beni şaşırtmaya devam ediyor. O halde bir sonraki aşama olarak “Yaşam Kullanma Kılavuzu”na hazırım demeye cesaret etsem mi:) Kitaptaki küçük “hatırlıyorum”lu pasajlar için görselleri kaydırabilir, 1000k hesabımı ziyaret edebilirsiniz. Ayberk Erkay çevirisi Sevgiler
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2026 270. kitabı
, Her biri "Hatırlıyorum..." ("Je me souviens...") cümlesiyle başlayan 480 numaralı paragraftan oluşur. Belirli bir kronolojik sırası veya hikaye akışı (narration) yoktur 1940'lar ve 50'lerin Fransa'sındaki gündelik hayata, popüler kültüre ve toplumsal hafızaya dair 480 adet numaralandırılmış, kısa çocukluk anısından oluşan sıra dışı bir anı-roman projesidir. . Bu kitapta klasik bir olay örgüsü yerine, "hatırlıyorum" ifadesiyle başlayan ve çoğu 1946-1961 yılları arasını kapsayan, ezberlenmeye değmeyecek kadar önemsiz görünen ancak bir neslin ortak hafızasını oluşturan küçük parçalar Perec, kişisel anılarından ziyade, kendi kuşağının (aynı yaştaki insanların) ortaklaşa deneyimlediği, unutulmuş, tarih kitaplarına geçmeyen ancak popüler kültürde yer etmiş detaylara odaklanır Okul anıları, dönemin ünlü şampiyonları, şarkıcıları, popüler melodiler, gazete manşetlerine çıkan felaketler veya o döneme özgü ürünler gibi günlük hayatın parçalarını anlatır. Perec'in tipik kısıtlama (constraint) yazım tarzının bir örneği olarak, bir "madde listesi" gibi görünse de, o dönemin Fransız toplumuna dair derin gerçekleri ortaya koyar. Özetle, Hatırlıyorum, bireysel anıların ortak bir toplumsal geçmişle kesiştiği, nostaljik ancak aynı zamanda analiz içeren bir tür hafıza denemesidir.. Anılara yolculukta keyifli bir rehberi buyurun HatırlıyorumHatırlıyorum
Edebiyat & Roman
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2023 139. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 22:06
Hatırlamak… Kimi zaman ceza kimi zaman ödül. Ancak bu “hatırlıyorum”lar tam olarak kişisel bir anının cezası ya da ödülü olmayan hatta belki de kimine göre hatırlanmaya değmeyecek şeylerden oluşuyor. “Ne ya da kim hatırlanmaya değerdir,” deklarasyonuna girmeden 1946 ile 1961 arasındaki yıllara tekabül eden hatıra parçacıklar, sanki bir masalın hiç kimsenin bilmediği bir bölümü gibi. Filanca bir zamanda herkesin bildiği ya da hiç kimsenin bilmediği, herkesin gördüğü ya da hiç kimsenin şahitlik edemeyeceği bir bellek antolojisi… Literatüre adını "e" harfini hiç kullanmadan yazdığı #kayboluş eseriyle altın harflerle yazdıran Fransız romancı Georges Perec’in bu sıra dışı kitabını #ayberkerkay çevirisiyle okudum. HatırlıyorumHatırlıyorum
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 6. kitabı
Okuyup bitirdikten sonra muhtemelen bizim çokta haşır neşir olmadığımız kültürel olayları eğer hiç duymadıysanız hatırlamıyorum diyeceğiniz kitap. Neyseki sonunda bizim için bir iki sayfa ayırılmış yazarın isteği üzerine de 99 depreminde okulun bahçesinde uyuduğumuzu hatırlıyorum falan yazdım.
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma
1/10
·136 syf.··
2025 26. kitabı
Hatırlıyorum öyleyse varım temalı bir kitap.Kendisini yanlışlıkla kütüphaneden seçmiş olduğuma kanaat getirdim ve almışken bitireyim deyip yaklaşık yarım saat içerisinde bitirdim.Bir anlamı olmayan bir kitap önermiyorum şahsen
HatırlıyorumGeorges Perec · Everest Yayınları · 041 okunma

Yazar Hakkında

Georges PerecYazar · 24 kitap
Şaşırtıcı özgünlükteki yapıtlarıyla, anlatı üslubuna ve şiire getirdiği yeniliklerle edebiyat dünyasında ayrı bir yer edinen Georges Perec, 7 Mart 1936'da Paris'te doğdu, 3 Mart 1982'de Ivry'de öldü. Neredeyse tüm yaşamı boyunca Paris'te yaşadı. İkinci Dünya Savaşı'na katılan babası 1939'da öldürüldü. Almanlar Fransa'yı yavaş yavaş ele geçirirken, Perec akrabaları tarafından kırsal bölgeye götürüldü. 1942 yılı sonlarında Paris'te kaybolan annesinin de daha sonra Auschwitz'de ölmesiyle, altı yaşında öksüz kaldı ve halasıyla eniştesi tarafından büyütüldü. Yahudi kökenli oluşunu ve anne babasını savaşta kaybetmesini hiçbir zaman açıkça irdelemese de, bunlar yapıtlarında alttan alta her zaman var olan unsurlar oldu. Perec eğitimini tamamladıktan sonra, bazı dergilere yazılar yazmaya başladı. 1965'te ilk romanı Les Choses. Une histoire des années soixante (1965; Şeyler - Altmışlı Yılların Bir Hikayesi, çev.: Sevgi Tamgüç, Metis Yay., 1998) ile Renaudot Ödülü'ne layık görüldü. O tarihten itibaren birbiriyle hiçbir benzerlik taşımayan yirmiden fazla kitap yayımladı. Perec, 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerindendi. Italo Calvino, Harry Matthews, şair ve matematikçi Jacques Roubaud'nun da üyesi olduğu, matematik, mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biri oldu. Perec, romanlardan toplu çapraz bulmacalara, denemelerden taşlamalara, şiirlerden sözcük oyunlarına çeşitlilik gösteren yapıtlara imza attı. Tersinir sözler, evirmeceler, sözcük oyunları Perec'in yapıtlarından hiç eksik olmadı. 1969'da hiç "e" harfi kullanmadığı La Disparition (Kayboluş) adlı romanı yazdı. Kayboluş bir adamın ortadan kayboluşunun hikâyesidir ve adamın kaybolduğu dünyada "e" harfi de kaybolmuştur, ancak romanın hiçbir karakteri dildeki yer değiştirmelerin, benzetmelerin, tahrif etmelerin ve böyle bir evrenin boşluğu doldurmak için giriştiği sonu gelmeyen hilelerin farkına varmaz. Böyle bir dünyada arkadaşları Anton Ssliharf'i boşuna arar ve birer birer yok olurlar. İnsanın yaşadığı ortamı keşfe çıkan Perec, kimi zaman sivri dilli bir alaycılıkla, kimi zaman da takıntılı bir yöntemcilikle romanlar yazdı. Özel hayatı konusunda her zaman ketum olsa da, yapıtları otobiyografik unsurlarla doludur. 1973 yılında yazdığı La Boutique Obscure, 1975'te kaleme aldığı W ou le souvenir d'enfance (W Ya da Bir Çocukluk Hatırası, çev.: Sosi Dolanoğlu, Metis Yay., 2001), 1978'de yayımlanan Je me souviens, otobiyografik özellikleri daha öne çıkan yapıtlarıdır. Perec'in en önemli yapıtlarından biri de, 1978'de yayımlanan ve Medici Ödülü'ne layık görülen La vie mode d'emploi'dır (Yaşam Kullanma Kılavuzu, çev.: İsmail Yerguz, Yapı Kredi Yayınları, 2001). Harflerle ve sözcüklerle oynamayı çok seven Perec, dili neşeli bir oyun ve keşif alanına, kapıları şiire olduğu kadar derin felsefi düşüncelere de açılan bir laboratuvara çevirmiştir.