·188 syf.····Okunma: 11 Ekim 2023 21:54 Delikanlının adı Santiago idi. Endülüs topraklarında doğmuş, 16 yaşına kadar papaz okuluna gitmişti. Oysa o daha küçüklüğünden beri dünyayı tanımayı arzulamıştı. Bir akşam bütün cesaretini toplayıp babasına rahip olmak istemediğini söyledi. Ve hayalleri için çobanlığı seçti.
Tam iki sene çok sevdiği koyunlarıyla diyar diyar gezdi. Fakat peş peşe gördüğü rüyalar bütün düzenini değiştirdi. Mısır piramitlerinde bir hazine bulacağını söylüyordu düşlerindeki ses. Bunun tabirini çok eski bir kraldan öğrendi. Kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek adına derhal yola çıkmasını salık veriyordu bu kral. Çoban Afrika’ya geçti rüyalarının izinde. Bu seyahatte hazineye ulaşmak için evrendeki işaretlere dikkat etmeyi, Tanrı’nın herkesin izlemesi gereken yolu yeryüzüne çizdiğini öğrendi.Tanca, billuriye dükkanı, uçsuz bucaksız çöldeki kervan yolculuğu, İngiliz gezgin, simyacı… Ve nihayetinde içinde aşkı gördüğü Fatıma’nın kara gözleri… Hepsi ve hepsi yüce bir El tarafından yazılan hayat hikayesinde onu biricik gerçeğe götüren işaretlerdi.
Simyacı, Mevlevi ruhlu yazar Paulo Coelho tarafından sade bir dille yazılmış oldukça akıcı ve etkileyici bir hikaye.Sadece bu sayfaları okumuyor, kainat kitabını okumayı da öğreniyorsunuz. Simyanın yalnızca bir ateşin başında bir madeni eritmek değil, insanı masivadan arıtmak olduğunu da… Ey yolcu, sen hakikat uğruna kalbinde bir yolculuğa çık! Her şeyi yazan ve yaratan yüce El’ e güven! Seni yakıp kavuran ateşler, içindeki bakırı altına çevirecek; ölümsüz ruhuna türlü hazineler yükleyecektir! Zira bütün kainat bu tekamül yolculuğunda senin için iş birliği yapacak!