Gizli Tarih, Donna Tart
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Gizli Tarih'i bugün bitirdim. Beni duygudan duyguya sürükleyen ve kurgu bir hikayenin içinde insani yönlerimi büyük bir gerçeklikle sorgulamama neden olan bir okuma süreci yaşadım. Öncelikle şunu söylemeliyim ki, kitabı estetik kaygılarla okumaya hazırlanıyorsanız bu hazzı size doyasıya yaşatıyor. Kasvetli Hampden'ın öğrencilerinden biri haline geliyor, kendinizi antik dillerin, kahve, kağıt ve mürekkep kokusunun içinde buluyorsunuz. Donna Tartt, tasvir gücüyle sizi olayın içine bir büyücü gibi çekiyor, sanki bir portal açıyor. Ancak olayın içine girmeye başladığınızda bu estetik kaygılarınızdan sıyrılıp "Ben olsam ne yapardım?" demeye başlıyorsunuz. Cevap açık, anlatıcımız Richard Papen öyle tutarsız ve yalanlarla dolu bir anlatım yapıyor ki en az onun kadar kafanız karışıyor, ihanete uğramış hissediyorsunuz. Her ne kadar ne yapacağınıza dair binlerce farklı fikriniz olsa da fark ediyorsunuz ki iplerin kimin elinde olduğu belirsiz olan bu hikayede en az onun kadar kafanız karışırdı. Öte yandan da aşağılık kompleksinin bir insanı nasıl bir zihin bulanıklığına sürükleyebileceğinin çarpıcı bir örneği. Aslında 650 sayfalık bu kitap hicivli bir anlatımla gözümüzde büyüttüğümüz herkesin ve her şeyin dışarıdan ne kadar gülünç ve saçma göründüğünü yüzümüze çarpıyor. Hiçbir şey ve hiç kimse kusursuz ve büyüleyici değildir, öyle düşünüyorsanız yakından bakamamışsınızdır. Ama hayatı boyunca ailesine bile dahil olmayı başaramamış Richard için, bu zengin, her biri adeta birer dahi olan özel grubun bir üyesi olmak, onlardan biri olarak kabul görmek öyle önemli ki her şeye bir sis bulutunun ardından bakıyor. Sis bulutu kalktığında ise tablosundaki değişimleri ilk kez fark eden Dorian Gray gibi bir tiksinti duyuyor. O yüzden kitabı okurken tutarsızlıkların birer kusur olduğunu düşünecek olursanız biraz duraksamanızı öneririm, çünkü zaten bize hissettirilmek istenen tam da bu bana kalırsa. Parçası olduğumuz bu gizemli ve kan donduran olaylar zincirini en az Richard kadar manipüle olmuş şekilde bir sisin ardından izlememiz, doğru ile yanlış arasındaki belirsizliği hissetmemiz ve karakterlerin büyüsüne kapılmamız. Yine tıpkı Richard gibi bir iki adım gerileyip tüm görüntüye uzaktan baktığımızda insana dair tüm kusurlar ayaklarımız altına seriliyor ve büyü bozuluyor. Son olarak kitabın bana sık sık düşündürdüğü şey şu oldu; bir yere ait olmak, bir ideale dönüşmek için çırpınırken asıl benliğimizi kaybedecek kadar gözümüz kararıyorsa, ömrümüzün sonuna kadar hayatı dışarıdan izlemeye ve hiç kimse olarak yaşamaya mahkum kalıyoruz. Biz tereddüt içerisinde iyi olanı yapmaya çalışırken insanların hayatlarından geçip gidiyoruz, kendinden emin bir şekilde kötülük yapanlar ve bunun bilincinde olanlar yok olup gitseler de birilerinin üzerinde iz bırakmayı başarıyorlar. Utansak da sıkılsak da ölünceye dek kendimiz olmaya mecburuz. Diğer türlü kayboluruz. Uzun lafın kısası, güzel kitap okuyun derim.
Edebiyat & Roman
Gizli TarihDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 20182,925 okunma
·
52 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.