Gerçekten çok akıcı bir roman 1964'te yazılmış olan bu roman günümüzde hala aynı meselelere ışık tutuyor bizler toplumun istediği gibi birimiyiz yoksa kendimiz miyiz bu soru kitabı okumam boyunca hep aklımdaydı ne kadar kendimiz olmaya çalışsak da her zaman etrafımızdaki insanların beklentisine göre biri oluyoruz bunun üzerine yalnızlık da eklenirse nasıl bir hal alırız akıl sağlığımızı koruyabilir miyiz pek sanmıyorum eğer hala bir sıkıntımızda etrafımızda arayacak bize kucak açacak birilerini buluyorsak zihnimizde isimlerini yüzlerini canlandırabiliyorsak gerçekten çok şanslıyız kitapta en çok beni üzen şeyler baş karakterimiz Trelkovsky nin yalnız oluşu kendine dahi yabancılaşması kimlik arayışı olaylarıydı yalnızlık anlayışsızlık olduğun gibi kabul görememe bir insanın yaşarken yok olmasına neden oluyor bu her zaman böyle Bu kitabın sonunda şu an aklımda Kemal sayar'ın şu cümlesi var insan insana şifadır buna yürekten inanıyorum birbirimizi kırdığımız ötekileştirdiğimiz değil birbirimize şifa olan insanlar olalım.
Roman kapağı ve ismi ile oldukça uyumluydu her yerde kiracı değil miyiz bazen oturduğumuz evde bazen bulunduğumuz ortamda hatta kendi bedenimizde olan ruhumuz bile her şey gibi geçici bunun bilincinde olarak yaşarsak işte o zaman hem kendimize hem etrafımıza şifa oluruz.