Gönderi

10/10
·238 syf.··
2023 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2023 02:47
Öncelikle kitabın incelemesine geçmeden önce postmodernizm'in ne olduğu biliyor olmamız gerekiyor. Modernizm öncesi dönemde bir araç olarak kullanılan dil, postmodernizm de amaca dönüyor ve bir sürü dil oyunları görüyoruz. Kitabın ilk üç sayfasını okudum ve yanlış bir seçim yaptığımı düşündüm. Dili birden çok ağır gelmişti ve off falan derken kitaba devam ettim. Bi on sayfa kadar sonra bu dile alıştığımı farkettim ve gayet akıcı bir şekilde okuyordum. Bu da İhsan Oktay Anar'ın gerçekten kaleminin çok güçlü olduğunun göstergesi bence. Roman genel olarak Bünyamin karakteri üzerinde duruyor ama çok geniş bir kahraman yelpazesi bulunuyor. Yıllarca uyuyamayan insanlar, rüya yoluyla hazırlanan atlas, yüzyıllardır uyanmayan insanlar... Kitabın en güzel özelliklerden biri de içerisindeki iç hikayelerdi bence. Kitabı okurken bir anda bambaşka biri hakkında, yıllar yıllar önce yaşanmış bir olay anlatılıyor. Daha sonra, ilerleyen sayfalarda bu karakter, ana karakterle ve ana konuyla bağlantılı bir şekilde karşınıza çıkıyor. Bu iç hikayeler bence okuru kitaba daha bağlı kılan özelliklerden bir tanesi. Bu kitabın asıl konusuna gelirsek; "düşünüyorum öyleyse varım" önermesinin tekrardan kendi katkısıyla ortaya koyularak çıkarılmış bir kitap. Zaten bu bilgi size yer yer veriliyor. Ana karakterlerimizden Uzun İhsan Efendinin, "düşünüyorum öyleyse varım ama ben düşündüğüm için siz varsınız." ifadesi sık sık önümüze çıkıyor. Yani romanın içerisinde bu romanın bir kurgu olduğu size veriliyor. Uzun lafın kısası, İhsan Oktay Anar'dan okuduğum ilk kitap ve aynı zamanda okuduğum ilk postmodern kitap olan Puslu kıtalar atlası, gerçekten bende çok farklı ve güzel bir izlenim bıraktı. Yazarın kalemini çok çok beğendim ve diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
·
1 +1'leme
·
77 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.