Puan vermedi·116 syf.··
2023 94. kitabı
" İnsan yorulunca ve tükenince ne yapardı?" diye kendine sordu,bir kaç saat içinde öğrendiği gerçekler dünyasını yıkmıştı öyle büyük bir dünyası da yoktu aslında Mirza'nın ama yüreği kaldırmıyordu. Hesap sormak istiyordu,mezardan çıksın hesap versin istiyordu. Hevesle yazdığı sayfaları yırtıp atmıştı çünkü başkasının acısını yaşamadan bilemezdi, gözyaşları içinde yaşadığı kendi acısını hayatının masalını yazmaya başladı ve " Sevgili okur,dokunma bana. Bırak da anlatayım, dökeyim içimi. Sen sadece dinle ve beni hiçbir konuda asla yargılama,olur mu?" diye başladı yazmaya. Benim severek soluksuz okuduğum bir kitap oldu Mirza,sizi içine öyle bir çekiyor ki o kadar güzel kaleme almış ki yazarımız satırları okurken kendinizi de bir sorguluyor durup bir düşünüyorsunuz. Kısacık kahvenize eşlik edecek severek okuyacağınız bir kitap okumanızı tavsiye ederim Mirza'nın çocukluğu çok güzel geçmiş yüreği sevgi,merhamet dolu vicdanli bir ailesi vardı bu yüzden Mirza büyüyünce annen gibi olacağım derdi. Eğitim hayatındada başarılı gözde bir öğrenciydi,7 sınıfta da seçildiği bilgi yarışmasını kazanmışlar onun gururunu ve ailesinin yanında olmasının mutluluğunu yaşıyordu bir taraftanda kendiyle içsel hesaplaşmasını yapıyordu. Mirza artık liseye gidiyordu bir kız gördü heyecandan kalbi duracaktı çünkü rüyasında gördüğü kızdı ve daha önce hiç görmediğine de emindi. Acaba o benim kaderim mi diye düşündü Mirza. Bir türlü açılamayan Mirza açısına katlanıp son senesini İstanbul'da okumaya karar verdi zaten üniversiteyi de orada okumak istiyordu. Babası ve annesi anlam veremediği bir şekilde boşandılar Mirza annesini yanına alıp babasına duyduğu nefreti içinde her gün daha da çok büyütmüştü çünkü bir gün babasını takip etmiş ve bir eve yüzünü göremediği bir bayanla sarıldığını görmüştü. Kitabın gerisini okuyun derim anlattığım başlangıcı Mirza'nın anne ve babası neden ayrıldılar? Babasının sarıldığı genç bayan kimdi? Mirza unutamadığı rüyasında gördüğü Zümra'ya neden bir türlü açıklamadı? Peki Zümra kim? Mirza'nın öğrendiği gerçekler neydi? İstanbul'a gidince hayatında neler oldu? "Hayatın bilmediğin girdaplı, çıkmaz sokaklarına girdiğinde çare yüreğindedir. Aklını kalbinle yürütmendedir. Çare en çok vicdanındadır." diye. Bugün çarem nerededir peki? Hangi yöndedir mesela,tek yönlü akılda mıdır yoksa tozlu raflardaki kitapların arasında kurutulmuş bir gül yaprağı gibi unutulmuş vicdanda mıdır?" "Üstünü kaçışlarımla örtmeye çalıştığım, sesini kıstığımı zannettigim yüreğimin iniltileri miydi yoksa umudumun bam teline dokunmaya çalışan?"
MirzaSultan İpekeşen · DLS Yayınları · 20236 okunma
·
1 +1'leme
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.