"Bazı umutlar, çılgınlıktan başka bir şey değildir. Şöyle söyleyeyim, o tür umutlarım olmasaydı yaşamaktan çoktan vazgeçerdim.."
Nedir peki bu umutlar?
Herkesin içinde sakladığı gizli bir ceset var aslında ve yine herkesin içinde o cesedin bir gün ya gömüleceğine ya da dirileceğine olan umudu... Oysa biz, kendimizden başka kimseyi görmüyoruz ki diğerlerinin içinde taşıdığı cesetler gün yüzüne çıkabilsin:( Taa ki bizim de içimiz de bir şeyler ölmeye başlar, işte o zaman çareyi diğer insanlarda ararız. Oysa onlar hep oradadır, tıpkı dünyaya gözümüzü açtığımız ilk andan beri şükürsüzce ve şuursuzca kullandığımız dünyanın diğer nimetleri gibi. Yalnızca biz, farkında değilizdir. O kadar görmeyiz, öyle dikkat etmeyiz ki şeylere ve kişilere, gün sonunda görebildiğimiz sonunda hiçbirşeydir. Aslında böyle böyle yalnızızdır her zaman. Ve yalnızca ihtiyacımız olunca idrak ederiz yalnızlığımızı..
Karışık kelimeler, karışık cümleler, anlatmak isteyip de betimleyemediğimiz onlarca his. Hepsini kitabın içinden çekip çıkarabilir bulmak isteyen, bulabilir görmek isteyen. Geç okuduğum için pişman olmadığın kitaplardan çünkü tam zamanında okunması gerekenlerden. İyi okumalar.