Olaylar sarmalından geçerken yanınızdan usulca geçen insanların bir anda içini gösterip yaşadığınız kısa şoktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eden cümleler… Edebİ bir eser verme kaygısından çok bunları anlatmazsam sonunda patlayacağım diyen bir yazarın kaleminden dökülenler... İnsanlar hakkındaki düşünceleri aktarmadaki ustalığından çok onların en gizli ve hiç bilinmesin istedikleri yönleri sıradanlık içinde önünüze seriliyor. Kahramanların fiziki portrelerini hafızanızda canlandıramayacak kadar yüzeysel betimlemeler yapılmış. Etli dudaklar, etine doldun kadınlar, kısa, uzun güzel, yakışıklı gibi genel ama karakteristik olmayan bir özensizlik var. Daha çok kişilik analizleri üzerine düşünülmüş. Üç Aynalı Kırk Oda Cinselliğin anlatıldığı betimlemeler ani ve insanı bir anda ne okudum ben diyecek açıklıkta verilmiş. Okuduğun eserler içinde cinselliğin itici, açık açık ve damdan düşer gibi anlatıldığı tek eser diyebilirim. Okuduktan sonra her kahramandan herkesin etrafında akıp gittiğini hissediyor ve milyonların aslında üç beşten ibaret olduğunu anlıyorsunuz.