“Beynimiz öyle enteresan ki, gerçek ve hayal neredeyse aynı etkiyi yaratıyor, bir şeyi düşünmek ona maruz kalmak gibi bir etkiyi tetikleyebiliyor.”
Tam da bu alıntısı ile başlamak istiyorum kitap hakkındaki yorumuma.
Hep söylerim, beyin tahminlerimizin ötesinde muazzam
işleyen bir organ.
Orda meseleleri halletmediğiniz zaman, hastalıkların
%90’ı peydah oluveriyor, kapınızı çalıyor.
Sıklıkla rastlarız, doktorumuz yaptığı uzun teşhis sözlerinin sonuna ekler;
-Son zamanlarda, canınız bir şeye sıkıldı mı,
bir süredir kafanızı yoran mevzular var mı,
kulak kristallerinizde azalma/oynama var
stres veya travmatik bir olay mı yaşadınız,
baş ağrınız son noktada yani migreniniz var
atlatamadığınız bir travmanız olabilir mi ya da
bitmemiş bir hesaplaşmanız içinizde,
midenizde reflü yok hastalık yok fizyolojik manada
fakat ağrı var diyorsunuz gergin-stresli-üzücü olaylar mı yaşadınız vb.
Beynimiz, vücudumuzun kilit noktasıdır.
Orada taşıdığınız ya da taşıyamayıp taşıdığınızı
zannettiğiniz her şey, travma ya da travmacıktır.
Bu travmayı çözmedikçe, bir sarmal halini alıp,
son olarak bir hastalık ya da hastalıklarla sizi
dibe çekiverir.Sebepsiz sandığınız ağrılarınızın,
uyku bozukluklarının, ani ağlamalarınızın, ya da
ani gülüşlerinizin sebebidir bilinçaltınızda bulunan
travmatik olaylar/olaylarınız.
İşte bu nedenle kendimizi iyileştirmeye,
beynimizdeki travmayı bulup, onu ordan birden değil,
sindire sindire söküp atmakla başlayacağız.
Bunları yapabilmenin yolları, merkezi, nasıl ve nereden başlayacağınız, hangi travma hangi hastalığa sebeptir, hepsi bu kitapta mevcut olmakla birlikte,
Yazar ulaştığınızda kendisi gerekli desteği de sağladığını kitapta belirtmektedir.
Mutlaka okumanızı isterim.
| AİŞE O AnM. Barış Muslu