Filistin - İsrail meselesi modern zamanda 100 yıllık bir mesele gibi görülse de, İsrail'liler için 2.500 yıllık mücadele. Hamas'ın saldırısı ile başlayan süreçte İsrail açık bir şekilde uluslararası hukuku ihlal ederek, adeta bir etnik temizlik yapıyor Gazze'de. Batı zaten üç maymunu oynuyor her zaman ki gibi. İsrail'de ölen bir insana karşılık Gazze'de binlerce masum çocuk öldürülüyor. Yine de mağduriyet rolünü İsrail oynuyor. Kamuoyunda çok fazla tartışma gerçekleşirken, işin aslı nedir? Kim haklı, kim haksızdan ziyade bu sürece nasıl gelindi? Tarihi perde arkasında neler var? Bunların hepsini objektif bir şekilde öğrenebileceğimiz insanların sayısı bir elin parmağını geçmiyor maalesef. Bunlar Noam Chomsy, Ilan Pappe, Edward Said, Ghassan Kanafani, Norman Finkelstein, Naomi Klein gibi aktivist, bilim adamı, tarihçi ve entelektüellerdir.
Bu kısa kitapta Chomsky ve Pappe, Frank Barat'ın soruları ışığında İsrail devletinin Filistin'de işlediği savaş suçlarını, Batı medyasının ve yönetimlerinin ikiyüzlülüğünü, Siyonizmi ve geçmişin nasıl çarpıtıldığını anlatıyor. Maalesef şöyle acı bir durum var. Filistin halkı topraklarını terk ederse mülteci, kalıp mücadele ederse terörist ilan ediliyor. İsrail devleti barış görüşmelerine kulaklarını tıkamış durumda. 1948 yılında devletin kurulduğu günden bu yana artan bir milliyetçilikle bölgeyi Filistin'lilerden arındırmaya ve büyük İsrail idealini gerçekleştirmeye çalışıyor. ABD en büyük destekçileri. Öyle ki, Birleşmiş Milletlerin bile eli kolu bağlı. Ne ambargo uygulanabiliyor, ne ticaretleri engellenebiliyor, ne dünya kamuoyu köşeye sıkıştırıp hesap soruyor, ne de Arap halkı silahlı mücadelede karşılık verebiliyor.
Chomsky ve Pappe'ye göre bu süreç aslında İsrail'in aleyhine işliyor. Çünkü her ne kadar duvar inşa etseler de, apartheid rejimi ile ülkeyi yönetseler de, orantısız bir silah gücüyle Filistin'lileri öldürmeye devam etseler de; hiçbir zaman kendilerini tam olarak güvende hissetmiyorlar ve hissetmeyecekler. Kendi sonlarını kendileri hazırlayacaklar.