9/10
·415 syf.··
2023 19. kitabı
·
144 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2023 01:36
Bir yanda psikoterapinin olmadığı bir dünya diğer yanda buna rağmen konuşma terapisinden bahseden bir doktor… Kendi bunalımını göz ardı ederek bir başkasının bunalımını tedavi etmeye çalışan bir filozof… Karşısındakini iyileştirmek isterken kendisi iyileşen iki adamın hikayesi.. Hakkında çok fazla yorum görerek okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Başlangıçta aradığımı bulamadığım ve dilini çok sıkıcı bulduğumu söylemek zorundayım. Belki denk geldiği döneme bağlı olarak benim için çok zor bir okuma oldu ayrıca. Ama ilerledikçe neden bu kadar sevildiğini çok net anladığım, hakkında yazılan bütün övgüleri kesinlikle hak eden, isminin anlamını sonuna kadar veren bir kitap olduğunu fark ettim. Hikaye iki kahramanımızın birbirini kandırarak karşısındakini tedavi etmeye çalışmasıyla gelişmeye başlıyor. Bu süreçte birbirlerine en büyük sırlarını, korkularını, utançlarını, kendilerine bile itiraf etmeye cesaret bulamadıkları karanlık yanlarını anlatmalarıyla birbirlerinin bunalımında kendilerini buluyorlar. Varlığından haberleri olmayan dipsiz kuyulara dalarak içinden kendileri olarak çıkmaya çalışıyorlar. Hissettikleri yalnızlık ve bataklıkta farkında olmadan birbirlerine bir dayanak, birer dost oluyorlar. Kitap boyunca tıpkı bir satranç maçı izler gibi iki karakterin hamlelerini ve düşünce dünyasını derinlemesine okuyorsunuz. Bu iki tarihi karakterin hikayesi o kadar güzel birleştirilmiş ki gerçek nerede bitip kurgu nerede başlıyor kestirmek mümkün değil. Yazılan her şeyin ustaca planlandığı çok belli. Kitap ilerledikçe karakterlerle olan bağınız da orantılı olarak artıyor dolayısıyla hikayenin sonunda Nietzsche’nin gözyaşlarına ortak olmamak elde değil. Bu kadar güçlü ve kendinden emin duran bir adamın bile bir kırılma noktasının olduğunu ve bunun bir eksiklik değil aksine bir dönüşüm olduğunu görmek bütün bir kitap boyunca duvarlarının arkasına gizlenen Nietzsche ile belki de ilk kez empati yapabilmenizi sağlıyor. Kitaba başlarken aradığım şeyi bulamadım belki ama bulduğum şey çok daha güzel oldu. Bazı kitaplarda okunanlar değil ama hissedilenler insanın aklından hiç gitmiyor. Nietzsche Ağladığında benim için böyle bir kitap. Sürekli açıp okumak için fazla ağır bence çünkü çok yoğun bir duygu yükü barındırıyor. Bu yüzden bol alıntı yapıp dönüp o anları hatırlamak daha rahatlatıcı olacak gibi geliyor.
Felsefe-Düşünce
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
·
178 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.