Anar'a ait Puslu Kıtalar atlası ni okuduktan sonra diğer kitaplarını da okumalıyım muhakkak diyerek başladığım "Tiamat" fantastik bir öykü olmasının yanı sıra denizciliğe ait pek çok terin içermesi bakımından beni biraz zorladı. Hikayeye mi odaklanayim, terimlere mi bakayım derken okuma zevkimi biraz kırdı açıkçası. Neyse ki sonu o denli karmaşık, terim dolu olmadığı için biraz heyecan uyandırdı. Yine de yazarın kalemine sağlık diyerek incelememe son veriyorum.