Dublörün Dilemması, günümüz romancılarından Murat Menteş’in 2005’te yayımlanan ilk romanı. Yazar oldukça özgün bir anlatıma sahip. Sıra dışı bir üslubu var ki bu da yazarın okur tarafından benimsenmesine ve sevilmesine sebep oluyor. Bana göre “Dublörün Dilemması” daha en baştan ismi ile de dikkat çeken bir roman.
Kitapta olayları tek bir kişiden değil dört farklı kişiden okuyor olmamız akıcılığı arttırmış diyebilirim. Yazarın hayal gücü, hiperaktif zekası ve absürd mizahı için bile okunur bu kitap. Her sayfada sizi şaşırtmayı, düşündürmeyi ve gülümsetmeyi başarıyor.
Kitaptaki en hoşuma giden şeylerden biri karakter ve yer isimleri. Belki de okuduğunuz başka kitaplarda bununla karşılaşmadınız. Nuh Tufan, İbrahim Kurban, Ferruh Ferman, Dilara Dilemma, Pembe Pepe, Umur Samaz, Su Samaz, Rıza Silahlıpoda kitapta geçen bazı karakterlerin isimleri. Ayrıca Nuh ve İbrahim’in devamlı takıldıkları pastanenin adı Kumpas (Kum Pastanesi) ve kurdukları ajansın adı da Şant-Ajans (Şantaj).
Kitapta genel kültür açısından da zengin bilgiler var. Bu bilgilerin okuru sıkmadan şırınga edilmesi, dilin son derece yerinde kullanılması ve yarattığı aksiyoner atmosferin de teslim edilmesi gereken iyi noktalar olduğunu düşünüyorum. Fakat bu konuda bir eleştiri de getirmek isterim. Kitaptaki karakterlerin taktıkları maskeler, gönderme yaptıkları şarkılar, arkadaşlık ortamları; kitapta edebiyat, sinema, müzik vs ile ilgili verilen örneklerin hemen hepsi yabancı kültürden alıntıyla sunuluyor. Burada “biz”den örnekler de görmek daha zengin bir anlatıma kapı aralardı.
Özetle; hızlı akan, çok rahat okunan ve okurken sizi içine çeken güzel bir roman. Tavsiye ederim.