Bu benim ilk inceleme yazım ve ilk inceleme yazımın suzan defter olması benim için biraz değişik oldu çünkü ben hikayesi ve sonu olan kitapları severim ancak suzan defterde bizi hikayeye sokamayacak kadar eksikler var. Tam hikayeye gireceğimiz sırada eksiklikler tarafından sarılıyoruz ve bu durum okuyucuyu kitaba bağlayamıyor. Kendim her ne kadar bağlanarak okuduğumu zannetsem de kitabın sonu beni hayal kırıklığına uğrattı detayını bilmek istediğim bir sürü konuyla kaldım. Derya neden kendisini suzan olarak tanıttı? Suzana ne oldu? Neden abisi tülayla evli, mutlu, çocuklu rolüne girdi? O idealist komünist gence ne oldu da babasına benzedi? Derya neden hiçbir zaman büyümedi de hala çocuk gibi? Ama her şeyden önemlisi abisi bile unutmuşken o neden suzanı unutamadı? Büyük aşkların mutlu bir sonunun olmaması beni hep üzer ve yine benim için hüzünlü bir kitaptı o yüzden umarım ekmel ve derya mutlu olur. Ama deryanın mutlu olmasını istiyor muyum bilmiyorum. Açıkçası sanki suzanın üzüntüsü bana geçti. Hem deryaya hem abisine karşı sinirliyim. Belki de suzan gibi olmaktan korkuyorumdur…