Gönderi

Allahın belası prense sövgülerimle...
Puan vermedi·394 syf.··
2023 8. kitabı
Öncelikle sözlerime Prense lanetlerimi sunarak başlamak istiyorum. Çünkü bu haysiyetsiz, alçak ve namussuz (her türlü hakareti hak eden) adeta kötülüğün yer yüzündeki temsilcisi olan adama kurguda olsa acayip derecede nefret duygusunu iliklerime kadar hissetmekten geri duramadım. Öncelikle efendim,romanımız ele aldığı karakterlerin kişiliklerinde çeşitli aşırılıklar bulunmaktadır. Örneğin Nataşa; Alyoşa'yı neden sevdiğini bilmeden seven ve her seferinde her hatasında affedip sevmesine devam eden bir karakter. Düşünün Alyoşa geliyor işte efendim Nataşa'ya onu aldattığını söylüyor hatta baya nasıl yaptığını bile söylüyor bizimki onu affedip hala sevmeye devam ediyor. Çıldıracağım. Ablam senin bir kadınlık onurun var kendine bunları nasıl layık gördün. Neyse efendim ne diyorduk en son, heh hatırladım karakterlerin kişilikleri. Bir de Nelly var (benim favorim ). Bu kızımızda da tam tersi her şeyi kendim halledeyim kimseye muhtaç olmayayım, kız gün yüzü görmemiş(harbi bu arada;bodrum katında filan kalmış) hep yoksulluk, hep keder, hep bir dram... Arabeskçi tayfa bunu görse bir şarkı da Nelly için bestelerdiler orasına eminim. Baba yok(şerefs*z prens çıkıyo sonrasında-herkesin kaderini elden geçirmiş alçak herif), anne hummalı, dede affetmiyor, yüzbaşının karısı dinlendirmeye götürüyor filan kısacası kız ölmüş bitmiş ağlayanı yok (aslında var Nataşa'nın annesi Anna anneanne) Vanya desen adam öyle bir sadakatle aşkına bağlı ki yok böyle bir şey. Nataşa sonunda diyor ya "bir düştü bu" keşke bir düş olsaydı da şu Vanya muradına kavuşsaydı. Kısacası okurken kahroldum. Dostoyevski dedeme buradan beni bu kadar acılara soktuğu için teşekkür ediyorum.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
·
1 +1'leme
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.