·372 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Kasım 2023 22:59 Okumam çok uzun sürdü farkındayım ama basit bir kitap değil gerçekten çok ağır bir kitap. Bu kitabı okumadan önce biraz araştırmıştım yorumları olsun incelemeleri olsun beni baya etkilemişti ve okuma dürtümü harekete geçirmişti. Almayı düşündüğüm sırada kitabı olduğum coğrafyada sanırım pek okunan ve kırtasiyelerinde bulunan bir kitap değildi çünkü sormadığım kırtasiye, kitapevi kalmamıştı hep aldığım cevap aynıydı "yok"tu. Herneyse bir şekilde buldum ve çok heyecanlı başladım kitaba. Okurken bu kitabın diğer kitaplar gibi olmadığını bu kitabı okurken diğer kitaplar gibi etkisinde kalıp "neyse gerçek değil sonuçta" diyip bir şekilde kurtulup sıyrılacağım bir kitap olmadığını gerçek hikayelerden oluştuğunu ve dış dünyada gerçekliği olan hikayelerden oluştuğunu kendime aşıladım. Ve okumaya başladım.
Bu süreçte gerçekten çok zorlandım acaba okumayı yarım mı bırakmalıyım ya da daha sonra mı okumalıyım sorularını kendime çok sordum ama bırakmadım çünkü daha önce hiçbir kitabı yarım bırakmamıştım ne kadar sürerse sürsün bu kitabı da bırakmamalıydım şükür ki bitirdim ama abarttığımı ya da yalan söylediğimi düşüneceksiniz bazılarınız ama cidden çok zor bir kitaptı.
Neyse içeriğne geleyim artık "Ensest" yani aile içi istismar..
Abisi,babası,dedesi,amcası,kuzeni...tarafından tecavüze uğrayan çocuklar bu çocuklar sadece kız çocukları değil erkek çocuklarının da bu duruma maruz kaldığını ve nasıl psikolojik süreçlerden geçtiklerini bu kitapta resmen yaşamış gibi oldum bazen bu şeylerin benim de başıma gelebileceği ya da çevremde acaba böyle şeyler var mı diye düşündüğüm ve artık daha da duyarlı bir insan haline büründüğümün farkına vardım bitirirken.
Düşünsenize bir baba kızını tecavüz ediyor ve hakim karşısına çıkarılırken açıklamasını "bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?"diye yapıyor. Kanım dondu resmen..
Daha bunun gibi birçok hikâye var kanımı donduran hepsini size anlatabilsem keşke...
Maruz kaldığı enseste "ben artık kime güveneceğim sf.233" diyor çocuk bu darbeyi en yakınından ailesinden biri vurmuştu ona abi, baba, amca, dayı, dedem dediği kişilerden maruz kaldı bu olaya kime güvensin en yakını böyle yapıyorsa başkaları neler yapmaz diye düşünür ki haksız da değil.
"Çocuklara bağıra bağıra hayır demeyi öğretmeli (yiz). Sf. 70" Cidden "hayır" demeyi her çocuk her birey öğrenmeli bu çok ciddi bir tartışma konusu çocuğun sırf bu olaya hayır demediği için bu olayda kendi rızasının olabileceğini düşünmek delilik bence hangi çocuk hangi birey böyle bir şeye maruz kalmak ister ki.. gelgelelim adaletimize birçok davada kravat indirimi yani iyi hal indirimi yapılıyor bu durumda sanığın cezası hafiflemiş oluyor ve yatıp çıkıyor cezaevinden peki ya maruz bıraktığı o masumun psikolojisi, yaşadığı onca şey hayatı boyunca belki önüne çıkacak belki travma olacak bilemeyiz ama tek bildiğimiz şey adaletin doğru bir şekilde uygulanmadığı.
Sözün bittiği yerdeyim artık kelimelerim yetmiyor. Bu kitap büyük nimet bence alın okuyun okutun diyorum..
Herkese iyi okumalar:)