·136 syf.····Okunma: 08 Kasım 2023 04:19 Kitap İsveç zulmünden kurtulan fin halkının yeniden doğuşunu anlatıyor. Fin halkı geride bırakılmış ismi gibi "Suom" bataklıkta bırakılmış bir toplumu bir ülkeyi anlatıyor Finlandiya 1809'da Rus Çarına bağlı Özerk Çar Dukalığı olmuştur. Asıl bağımsızlığı 6 Aralık 1947 de olup 31 Aralıkta da Rusya'nın kabulü ile kesinleşmiştir.
Atatürkün sözü ile "Türk Askerleri ülkelerindeki yaşamı yenilemek için mutlaka bu kitabı okumalıdır" Sözünün birebir hakkını veriyor. Hatta bu kitabi tüm öğrenciler, öğretmenler, marangozlar, tekstil ile uğraşanlar kısacası toplumdaki her birey okumalıdır. Kitap geride kalmis bir topluma nasıl yavaş ama emin adımlarla kalkınacağını anlatıyor. Hemde şöyle yapın böyle yapın gibi beylik kelimeler kullanarak değil.İnsanların beyninde bir ışık yakarak. Toplumun ileri gelen (doktor öğretmen, pedagog) ları ile köy köy gezip insanları eğitip toplumsal yaralara merhem oluyor.Savundukları fikir kendilerinden de büyük,kendileri ölse bile halkın o fikirlere sarılarak emin adımlarla yürüyebileceği cinsten.Ne kadar karanlıkta olunursa olunsun ışığın her zaman bir gücünün olduğu, umutsuz durumların olmadığı gibi,aydınlık fikirleri halkın öğrenmesini hatta ve hatta öğrenmenin tek başına bir işe yaramadığını harekete geçilmesini söylüyorlar.Her zaman karşılarına bağnaz fikirli insanların bir köstebek edasıyla karanlıkta karanlık fikirlerle çıkabilecek olmasını söylüyor.Kısacası bu insanlar bir karış toprak bile kazanmadan bir ulusun kurtarıcısı oluyor. Belkide bir tohum bile ekmiyorlar ama birçok açık beyinli,yenilikçi,sağduyulu,üretken insanlar, çocuklar yetiştiriyorlar bataklık olan bir ülkede.
Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabını okurken bir durumu bilmem kaçıncı kez daha çok kavradım.Gözlerimizin önünde çok değil ortalama 100-110 yıl evvel bir deha bir önder yaşamış. Bu coğrafyada hem savaş kahramanı olmuş hemde bir çiçek edasıyla yurttaşlarını eğitmiş yetiştirmiş. İnsan bir 20 yıl daha yaşasa neler olacağını düşünmeden edemiyor.Ama Atatürk bizlere fiziki varlığından daha çok fikirlerini ülkülerini ve bir hedefi olduğunu öğretti.Bu öyle bir ölümsüzlüktür ki hâlâ fikirlerinden faydalanabiliyor sözlerinden güç bulabiliyoruz."Umutsuz durumlar yoktur,umutsuz insanlar vardır.Ben hiç bir zaman umudumu yitirmedim!" Umut dolu günlere.