“Ey insan, bu büyük kentte yurttaştın. Üç yıl veya beş yıl fark eder mi? Çünkü onun yasalarına göre herkes eşittir. Seni kentten gönderen bir tiran ya da adaletsiz bir yargıç değildir, seni kentten gönderen ve buraya getiren doğadır, o halde bunda tuhaf olan ne? Bir oyuncunun, onu işe alan yönetici tarafından sahneden alınmasına benzer bu.
“Ama ben yalnızca üç perdede oynadım, beşinde değil!" Doğru söylüyorsun, ama yaşamda üç perde bütün oyun anlamına gelebilir. Çünkü her şeyin sonunu belirleyen, seni vaktiyle bir araya getiren ve şimdi de çözülmenden sorumlu olan şeydir. Her ikisinden de sen sorumlu değilsin. Bu yüzden zarafetle ayrıl sahneden, zira seni sahneden alanda da var aynı zarafet.”
İncelemeye kitabın sonuyla başlamak istedim. Stoacı olmasa aslında tüm meseleyi çözmüş, islam alimi namında olabilecek bir feylesof abimiz. İnancına yoğunlaşmadan bana katacağı kısma odaklandım elbette. Bu kitabı, Dervişin Teselli Koleksiyonu kitabındaki alıntılar vesilesiyle tanıdım. Alıntılardan daha fazlası diyebilirim. Aydınlatıcı, kafa açıcı, bazı yerlerini tekrar okutturucu fakat imanı sağlam olmayan okumasın gönlü doğaya kayar mazallah :))
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma