Puan vermedi·600 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Kasım 2023 23:06 "Öfke,korkuyu kovaladı. Ama korkunun kanatları daha hızlı." (S.333)
Vakti zamanında bir vergi tahsildarı varmış. Abdurrahman isminde bir yöneticinin vergilerini at sırtında köyden köye dolanarak toplarmış. Bir gün köyün birinde bitmiş ve satıcıların dağıldığı bir pazar görmüş. Pazarda et satmış ve işleri hayli iyi gitmiş bir kasap da köyün çıkışına doğru gidiyormuş. Bu vergi tahsildarı atıyla kasaba yaklaşmış ve onu gideceği köye kadar götürmeyi teklif etmiş. Kasap elinde torba torba paralar olunca, bir an evvel evine varmak için teklifi kabul etmiş. Yolda bu vergi tahsildarına hic durmadan hangi torbada ne kadar para var, neye göre ayrılmış, nasıl toparlamış hepsini anlatmış. Varacakları köye gelince vergi tahsildarı, kasap attan inerken elindeki torbaları almış ve artık paraların kendinin oldugunu söylemiş. Bir yanda vergi tahsildarı diger yanda kasap. Kasap ne kadar torbalarda ne olduğunu kendisinin vergi tahsildarina söylediğini anlatsa da kimse Ona inanmamış. Kimin haklı kimin haksız olduguna hiçbir kadı karar veremeyince Abdurrahman'ın huzuruna kadar çıkmışlar. Abdurrahman iki tarafı da dinlemiş ve 1 kova kaynar su getirilmesini istemiş. Sonra da taraflara şöyle demiş;" Paralari haksız yere alan taraf, haksızlığı ortaya çıkınca gözlerinin bu kazandaki sıcak suyla yakılmasına razı gelecek mi?". Iki tarafta kendinden emin verilecek cezaya razı olduklarını söylemiş. Abdurrahman torbalardaki paraların kaynar suya atılmasını istemiş ve peşine de vergi tahsildarinin gözlerinin kaynar suyla dağlanmasini emretmiş. Insanlara dönüp," kasabın yağlı elleriyle tuttuğu paralardaki yaglar suyun üzerine çıktı, bakın" demiş.
Atlılar, Afganistan'da oynanan buzkaşi oyunu oynayan çopendoz baba/oğul hikayesi. Baba zamanının en başarılı çopendozu ve oğlu Uraz onu geçecek kadar iyi. Cahil isminde bir atla bir yarışa katılmak üzere oğul Uraz, uzak bir ülkeye gider ama oyunda yenilir ve dönüş yolunda bin türlü macera gelir başına. Uraz bu yolculukta atın seyisi ile beraberdir. Bir yandan Uraz'ın bu macerali yolculuğunu bir yandan da babanın gel-gitli guru ve kıskançlık arası duygularını okuyoruz. Boynuz kulağı gecti mi yoksa hem yarışçı olarak hem de vahşilik anlamında Uraz zaten açık ara fark mı attı, okuyucu karar vermeli. Fakat Uraz görüp görebileceğiniz en sinir bozucu kitap karakterlerinden biri olmaya aday. Kitabın oldukça farklı bir kurgusu var. Atların kadından daha değerli görüldüğü bir dünyada atlarına aşk derecesinde bağlı insanların öyküsü diyebiliriz. Belki de kitabın adı bu nedenle "Atlılar" konulmuş olabilir. Zira atlarıyla bu denli bütünleşmiş insanlar ancak böyle tanımlanabilirdi. Keyifli okumalar dilerim.