Gönderi

Puan vermedi·479 syf.··
2023 4. kitabı
·
68 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2023 20:01
Sonunda bittiiii: Hikmet ile en az Hikmet kadar kafamın karışık, düşüncelerimin yoğun olduğu, kendimi ilk kez böyle gördüğüm ve sevemediğim bir dönemde tanıştım. Bu nedenle bir sayfayı üç defa okuduktan sonra 2-3 sayfa okuyup kapattığım çok oldu. Bu nedenle de tanışma süremiz biraz uzun oldu tabii. Hikmet her şeyi o kadar detaylı ve karışık düşünüyordu ki onu okurken Hikmet karakterinin zekasına, Oğuz Atay'ın ise bu detayları kaleme alırken edebiyat dışındaki konularda bilgili olmasına ve yazarlığının çok ötesinde olduğunun her defasında farkına varıp hayran oluyordum. Dediğim gibi çok zor şartlarda okudum ama ona rağmen kitabı her gün okumak istemem kitabın ilgi çekiciliğini ortaya koyuyor. Gelelim Hikmet'e. Hikmet'e bakış açım garip gerçekten: Düşüncelerini merakla okurum, söylediklerine duygulanırım, farkındalıklarına sarılasım gelir. Ama bir yandan da aşk hayatı beni çileden çıkarır, dövmek isterdim. Gelgitleri... Her şeyi kendi içinde yaşar ama insanları suçlamak ve haklı çıkmak için kuvvetli düşünceleri vardır. Sorun da burada aslında kendi düşüncelerinde kendisine biçtiği rolü gerçekten kendisi yaşasaydı o bile farklı davranırdı, davrandı da. Bırakmadı bir insanlar onun kafasının dışında kendi iradeleriyle yaşasınlar. Sonra da söylenip durdu ömrünce. Ya insanlar karşısında bir cevap beklerken bile insanları zihninde konuşturdu, orada cevap verdi. Bir şey yapmadan sadece düşünerek insanların hamlelerinden rahatsız oldu. Ah Hikmet bir harekete geçebilseydin ya da ne istediğini bilseydin belki biriyle mutlu olacaktın, çok mutlu olacaktın diyemiyorum: Sende olsa olsa çok kaygı olur, çok korku olur, çok öfke olur, çok haklılık olur, çok çapkınlık olur ama çok mutluluk olamaz. Ama en azından mutsuz olmazdın öyle bir mutluluk olurdu içinde. Kitabın sonlarına doğru Hikmet'in tanıdığı herkesin hayallerinde biraraya gelip mutlu saatler geçirdikleri bir bölüm var. O bölümde çok duygulanmıştım. Öyle bir hayat mümkündü oysaki ama o hiç denemedi. Nefret ediyorum böyle insanlardan: Elinden bir şeyler gelebilecekken tutuk davranıp mutsuzluğa kendilerini terk ediyorlar sonra da diğer insanlar onun için hiçbir şey yapmamış gibi davranıyorlar. İşin garibi Hikmet'ten nefret de edemiyorsun. Kendi planları gibi benim duygularımı da yok etti. Ama ben yine de Hikmet'e sarılmak; saçlarını okşayıp geçecek bunlar, mutlu olabilme ihtimalin var, harekete geç demek isterdim.
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,8bin okunma
·
135 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.