Puan vermedi·382 syf.····Okunma: 13 Kasım 2023 21:44 "Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır... Bu da gösterir ki, zaman ve mekan, insanla mevcuttur!"
Hayri İrdal çocukluğundan beri Saatleri ilgisi olan, okulu ekip Muvakkit Nuri Efendi'nin yanında çıraklık yapan, onu izleyen, dinleyen, sözlerini aklına nakşeden bir insandır. Zaman ve insan üzerine felsefe tadında düşünceleri Muvakkit Nuri Efendi sayesinde kazanır. Fakat Hayri İrdal içindeki cevherin farkında değildir. Zamanını hep yanlış yerlerde, yanlış işlerde, yanlış kişilerle geçirir. Hayatında işleri hep ters gitmiş, halası öldüğünde mirası kalacak diye düşünürken halası yeniden canlanmış, girdiği işlerde dikiş tutturamamış, girdiği cemiyetler yalan üzerine inşa edilmiş, vaktini kahvede ve İspiritizma Cemiyeti'nde geçirirken, geçmişinde mistik bir insan olan Seyit Lütfullah ve simyacı olan Aristidi Efendi yardımıyla kısa yoldan köşeyi dönme beklentisi ile yaşamış.
Hayatının belki en kötü evresinde Halit Ayarcı ile tanışması onun için bir dönüm noktası oluyor. Halit Ayarcı onun içindeki cevheri ortaya çıkararak Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün öncülüğünü yapıyor. Enstitü fikri o kadar ilgi çekici, farklı ve iddialı olunca başarı kaçınılmaz oluyor ve daha önce Hayri Bey'i arayıp sormayanlar etrafında bir bir ortaya çıkmaya başlıyor. İşin ilginç yanı bu Enstitü gerçekten lazım mıydı burasını düşünen kimse çıkmıyor. Halit Ayarcı adeta herkese bir rol biçiyor ve insanlar bu role bürünüp hayatına devam ediyor. Bu oyuna ayak uyduruyor. Sahte bir oyun olarak gören Hayri Bey ise bu kadar şaşaaya ve hızlı gelişen yeniliklere ayak uydurmaya çalışıyor.
Hiç yoktan uydurulan Şeyh Ahmet Zamani Efendi de insanlara yeni bir şey uydurup verdiğimizde onların bunu kabul etmeye ne kadar da hazır olduklarını gösteriyor. Mübarek ismiyle anılan bir ayaklı saatin ise Hayri Bey'in büyük babası olduğunu bile kabul edecek kadar ileri gidebiliyor insanlar.
Kitabı severek okudum, içinde bir bölümde Hayri Bey'e psikanaliz yapılması da hoş bir ayrıntıydı. Fakat tabi Doktor Ramiz biraz yanlış tespitlerde bulunuyor. Halil Ayarcı ile Hayri İrdal ikilisi dünyaya her şeyi inandıracak kabiliyeti taşıyor gibi geldi bana. Fakat bunun için önce inanmak sonra inandırmak gerek.