Sıdıka
Kadın okumaz!
Kadın dışarıya çıkmaz!
Kadın balkona bile çıkamaz!
Kadın dayak ile terbiye edilir!
Kadının fikirleri olamaz!
Belirli şartlarda belki camdan dışarı bakabilir!
En nefret ettiğim düşünce yapısı…
Çöken Dünya’nın kokuşmuş adetlerin, erkek hegemonyasının, kadına psikolojik, fiziksel şiddetin, tüm bunlara rağmen umutla hayata tutunmaya çalışan kahramanı bir güldürü değil, bir neslin özetiydi “Sıdıka” çeyizi teleskop olacak kadar meraklı, kitap fuarı kovalayacak kadar kitap delisi, memleketinin sorunlarını bilecek kadar bilinçli biriydi.Geçmiş yılların en akılcı, en eleştirel ince mizaha sahip dizilerden biriydi o zamanlar, izlerken çocuktum içinde bulunduğun trajikomik durumu anlayamazdım, belki komik olduğun için izlerdim. Ama içinde neler barındırdığını şimdi daha iyi anlıyorum…
Kitapta ki etkili sözler.
“Bugün kötü olan her şeyi kendisiyle baş başa bıraktım, çünkü dışarıda bahar vardı. Yarın yine olacaktı.”
“ Hepimiz derin bir manasızlığın içinde yaşıyoruz.”