Dostoyevski'den "Yeni bir Gogol doğdu" diye bahsettiren, Dostoyevski'nin henüz 20'li yaşlarının başında ilk yazdığı, Rusya'nın ise ilk toplumsal/sosyolojik romanı.
Orta yaşlı kâtip Makar Devuşkin ile genç bir kız olan Varvara Dobroselova arasındaki mektuplaşmalardan oluşan mektup-roman...
Dostoyevski'nin diğer romanlarında olduğu gibi bu ilk romanında da ana tema "acıma duygusu" idi.
Makar Devuşkin ile Varvara Dobroselova öyle tatlı insanlardı ki.
Tüm roman boyunca birbirlerine olan sevgi, saygı, merhamet ve söyleyemedikleri aşkı okumanın yanında; fakirlik, yoksulluk, gözyaşı, alay, umutlanmak, hayaller kurmak, hayallerinin yıkılması, başka yaşamları küçük gören hayatlar, vs vs...
Kitapta çok büyük bir olay geçmiyor esasında, bunu bilip okumak gerekiyor.
Kitapta olaydan ziyade, duyguları hissediyorsunuz.
Yukarıda saydığım duygular ve bundan çok daha fazlası...
Hepsini en derinden hissediyor ve sonunda sinirleniyorsunuz.
Belki de okuyucu olarak bile aciz hissediyorsunuz.
Ama Rusya'nın o keskin, acımasız soğuğunda tek bir manto ile kapıda kalmışlık hissini, eminim okuyan herkes yaşayacaktır...
Bence; kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Tabiki Dostoyevski'yi seviyorsanız; mutlaka bir şans verin derim.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski