Gecenin bir saatinde bu kitabı bitirmek ne kadar akla mantığa sığan bir hareket bilmiyorum fakat şuan aklımda koşuşturan düşünce kalabalığından uyuyamıyorum.. Elimi kitaplığa atıyorum,acaba hangi kitap yerini doldurur diye. Öyle bir boşluk yaratıyor bittiğinde ardında. Kitabın içindekiler hakkında bir şeyden bahsetmeyeceğim çünkü bence her okurun kendi hissetmesi gereken şeyler vardı. İki kere başlamaya yeltenip ağır gelip bırakmıştım,sonunda doğru zamanı bulup üçüncüde bitirebildim. Bence her kitabın kendini okutma zamanı vardır,Kinyas ve Kayra da bana hayatımın bu döneminde eşlik etmek istemiş.. Hakan Günday ile 18 yaşında tanıştığım için şanslı hissediyorum,iyi ki rafta unutulmaya bırakmadan okumuşum.