Gönderi

Toplumsal gerçekçilik dedikleri
9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2023 95. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 01:25
Kısaymış, 2 günde bitiririm dedim. Başına oturdum, kalkamadım iki saatte bitirdim. Ah be Yaşar Kemal dedim. Ne vardı Çukurova’nın çiçeğini böceğini anlatsaydın da toplumun gerçekleri ile bizi burun buruna getirmeseydin; biz de elimizi göğsümüze vurup “ yahu hiç mi bir şey değişmez şu memlekette” diye iç çekmeseydik. Hani Marquez okuyunca okyanus esintileri vurur ya insanın yüzüne. Yaşar Kemal okurken de Çukurova’nın sarı sıcağı yalın gibi çarpıyor yüzünüze. Ben portakal çiçeği kokuları duymak isterdim, ya da pamuk tarlasındaki genç kızların sevda türkülerini. Fakat bir iğne gibi yavaş yavaş vicdanını delen bir gerçeklik var Yaşar Kemal’in kaleminde. Teneke ‘ye gelirsek; çeltik tarlasına akan suyun şırıltısını, sivrisineklerin vızıltısını, köy kahvesindeki adamların fısıltısını ve adına huğ dedikleri kamışlardan sazlardan yapılmış serme çatma ova evlerinde uyuyan çocukların mışıltısını duyuyorsunuz bu romanda. Çeltik lobisine kafa tutan genç bir kaymakam, yaşam düzenini korumaya uğraşan ve aynı zamanda içindeki korku ve vicdan savaşını yönetmeye çalışan memur resul efendi, çeltik ağaları, gariban köylüler… kısacık bir romanda herşey bu kadar güzel verilebilirdi. Kaymakamın savaşı, usulsüz pirinç ekiminin önüne geçip, bu sebeple artan sivrisineklerden dolayı yöre halkının ve bilhassa çocukların sıtmaya yakalanıp ölmesini engellemektir. Fakat o kasabadan ayrılırken, gidişini teneke çalarak kutlayan yine çocuklardır. Bir roman ancak böyle güzel bir mesajla bitirilebilirdi. Hadi çocukların aklı ermezdi de, kendi için savaşan kahramanların kayıp gidişini teneke çalarak izleyen büyüklere ne demeliydi, çeltik tarlasında veya dünyanın herhangi bir yerinde. Büyüksün Yaşar Kemal. İyi ki yazdın, iyi ki okuduk
TenekeYaşar Kemal · Ararat Yayınevi · 196712,3bin okunma
·
148 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.