Mahir Ünsal Eriş’in ilk romanı “Dünya Bu Kadar” sonuna gelmeden elimden bırakmak istemediğim bir kitap oldu. Çağan Irmak, “Benim Adım Feridun”un yerine “Dünya Bu Kadar”ın filmini çekse uygun düşermiş; kitap o kadar sürükleyici. Ama pratikte filmin çekilmesi zorlayabilirdi; çünkü kitapta onlarca karakter ve mekan var. Karakterlerin çok oluşunun bir noktadan sonra okuyucu için kafa karışıklığı yaratma ihtimali olabilir. Bunu önlemek için kitabın okunmasının uzun bir zamana yayılmaması, mümkünse araya başka işlerin alınmadığı sakin bir zamanda okunması daha iyi olabilir. Zaten Mahir Ünsal Eriş öyle yazmış ki kitaptan kopmak pek mümkün olmuyor; bitirene kadar okumak istiyor insan, bir bulmacayı tamamlar gibi okunuyor. Kitap, Sevgi Soysal’ın “Yenişehir’de Bir Öğle Vakti”ni andırıyor. Mahir Ünsal Eriş özgün bir evren oluşturmuş. Ayrı ayrı karakterlerin hikayeleri dönüp dolaşıyor, sonunda birbirini buluyor. Adı da güzel olmuş: “Dünya Bu Kadar” işte…