Akçura, dönemin siyasi tarih anlayışından farklı olarak, Türklerin İslamiyet'i kabulünü bir tarihsel aşama olarak kabul etmemiş, İslamiyet'i bütünüyle Türk tarihi içinde değerlendirmiştir. Ayrıca, Osmanlı tarihçiliğinde barbar sınıfına sokulan Tatar ve Moğollara Türk tarihi içinde yer vermesi yeni bir açılım olmuştur. Türklerin kendi tarihlerine "yabancıların taktığı gözlüklerle" bakmasına karşı çıkan Akçura, bu bakışı kökten değiştirmek gerektiğini savunmuştur.