Puan vermedi·304 syf.··
2023 124. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2023 22:37
Mevsimler Dörtlemesi’nin son kitabı Yaz, hem başlı başına çok iyi bir roman hem de seriye muazzam bir kapanış niteliğinde gerçekten. Sonbahar’ı beğenmiş Kış’ı çoğunluğun aksine daha az sevmiş İlkbahar’ı çok beğenmiştim. Yaz’a bayıldım. Yaz, artık İngiltere’nin AB’den resmen ayrıldığı ve pandeminin başladığı dönemde geçiyor. Bu kez Brighton’da yine parçalanmış bir aileye gidiyoruz. Bolca Boris Johnson eleştirisiyle beraber aslında Smith, popülist muhafazakâr liderlerin arkasından giden güruhun psikolojik analizini yapmış bir yerde. Roman ilerledikçe serinin diğer kitaplarındaki karakterler de dahil oluyor hikâyeye ve yazar her bir karakteri birbirine, oya gibi işlediği, incecik bağlarla bağlayarak kendine hayran bırakıyor. (Bu yüzden şart değil ama kitapları peş peşe okursanız bence daha çok keyif alırsınız.) Sonunda ise bir yandan Einstein ile bilime adeta saygı duruşunda bulunurken diğer yandan insanın bir parçasının da ilkel dürtüleri olduğu gerçeğini göz ardı etmemesi ve fakat hep bilimin kazanacağı vurgusu çok iyiydi kesinlikle. Ali Smith, romanın başladığı karakterlerle beraber başladığı yere dönmesiyle adeta bir çemberi tamamlarken ele aldığı meseleleri de derleyip toparlamış ve büyük resmi göstermiş bu kitapta. Doğadan nasıl kopup tüketim çılgınlığının bir parçası olduğumuzu, insana her zamana göre değişen ama her daim yapay sınırlar çizerek sebep olduğumuz trajedileri muhteşem bir şekilde gözler önüne sermiş. Yirminci yüzyılın başındaki toplama kamplarıyla bunlardan koca bir yüzyıl sonraki mülteci kamplarının nasıl farksız olduğunu, dolayısıyla yaşanan savaş ve soykırımlarla ilgili onca acı tecrübeye rağmen nasıl bir arpa boyu yol gidilemediğini vurmuş tüm insanlığın yüzüne. Irk ve ülke sınırları gibi makro boyutun yanında aile ve ailenin işlevsizliği gibi mikro boyutta da sorgulamaları var Smith’in zira seride bahsi geçen tüm aileler dağılmış, kopmuş ve kan bağı olan herkes birbirine yabancı. Ben çok sevdim bu dörtlemeyi, bambaşka ve çok keyifli bir yolculuktu benim için. Ancak farklı bir tarzı var Ali Smith’in; siyasi ve toplumsal meseleleri ele alıyor ama dili çok şiirsel, karışık bir zamanda parçalı anlatmayı, araya karakterlerin sanrıları, sayıklamaları gibi muğlak, alışana kadar afallatan parçalar eklemeyi ve sanatla anlattıkları arasında bağ kurmayı ve ince nüansları seviyor. Bunlar her okura hitap etmeyebilir. Ben çok beğendim.
YazAli Smith · Epsilon Yayınevi · 067 okunma
·
1.755 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.