·628 syf.····Okunma: 23 Kasım 2023 21:36 #okudumbitti
İncelemem biraz sert olabilir bu nedenle öncelikle şunu belirtmeliyimki; Kitabın yazarı saygıdeğer Sinan AKYÜZ ile Antalya kitap fuarında tanışma fırsatım oldu ve bu kısacık süre zarfında kendisini ve iletişimini çok sevdim.
Lakin kitap yorumu konusunda tarafsız eleştiri yapmayı kendime zorunlu kıldım.
Öncelikle kitabın anlatımı gayet basit, gündelik konuşma dili içeriyor. Yeni okuyucuların sevip kolayca ilerleyeceği, kitap kurtlarının hiç bir edebi yön bulamayacağı için sıkılacağı bir anlatım.
Konu Srebrenitsa katliamı, yani savaş. İlk 150 sayfayı okurken herhangi bir olumsuzluk hissetmedim, olaya odaklanıp anlatımı kenara koydum fakat sayfalar ilerledikçe sürekli aynı cümleler ve kelimeler iyice sıkmaya başladı.
3,5 yıl süren savaşta her türlü kötülüğü gören insanlar hiç mi bir durumu kanıksamaz. Her türlü felaketi görmüş bir insana artık sıradan gelmesi gereken bir durum söylendiğinde o kişi hala "afallıyor" ve bu kelime hemen her karakterin şaşkınlığını ifade etmek için kullanılmış. Üç günde okuduğum 626 sayfalık bu kitabın sonlarına geldiğimde artık sürekli olarak karşılaştığım aynı kelime ve cümleler gerçekten sinirimi bozdu. Şöyle bir örnek vereyim ; Hastaneye gidiyorsunuz, doktor size kanser olduğunuzu söylüyor "afallıyor" sunuz. İleri ki bir tarihte Hastaneye tekrar gidiyorsunuz doktor (kanser hastalığının dışında) üşütmüş olduğunuzu söylüyor siz tekrar "afallıyor" sunuz. Kitapta resmen hiç bir tasvir yok, defalarca, afallamak, kanı donmak, küçük dilini yutmak benzeri basit kelimelerle hisler tercüme edilmiş ve bu kelimeler o kadar çok tekrarlanmış ki anlatamam. Savaş 3,5 yıl sürüyor, bir yerde "1 yıl sonra " denilerek tarih ileri sarılıyor, fakat bir cümlede "onlarca yıl sonra" ifadesi geçiyor, anlamak güç. Yazarın "İncir kuşları" kitabını 2021 yılının 5. ayında okuyup ağlamıştım. Belkide o tarihten beri okuduğum kitaplar beni daha seçici olmaya sevk etti. Yazarla kitap fuarında konuşurken - İncir kuşları kitabında ağlamıştım, meyrada da ağlayacak mıyım diye sormuştum, "çoook" diye yanıt almıştım. Sinir olmaktan, ağlamayı geçtim hissiyatı dahi alamadım. Tabi yazarın böyle önemli bir konuyu anlatması büyük bir duyarlılık. Savaş ne kötü, insanların kötülüğü ne kadar sınırsız. Herkesin merhametle dolu bir yüreği olsun isterdim.