Şunu söyleyebilirim ki, hayatımda okuduğum ve bazı sayfalarından ders alınması gereken en güzel kitaplardan birtanesi oldu. Hatta o kadar muhteşem ki iki defa okudum ve hayran kaldım. Halid Husseyni gerçektende çok dokunaklı yazmış.. Diğer kitaplarını bilmiyorum ama çok okumak isterim. Bir kitabı okurken, aynı zamanda onun yazarlarına da dikkat etmek ve onlarında hayatını öğrenmek çok önemlidir diye de düşünüyorum. Ve gerçekten de, böyle güzel yazmış olan yazarların bizim artık geçmişimze kalması kendileri yaşamasa bile kendi kitaplarını hala yaşatabilmeleri muhteşem birşey. (Tabii şimdiki yazarlarımız kötü değil, sadece yazarlık tarihi boyunca böyle bir devran dönmüş olmasından vahs diiyorum. Ama şu da çok üzücü ki, şimdiki devirde kitap yazmak ve ya okumak çokta sevilmiyor malesef. Neyse, dönelim konumuza..
Uçurtma avcısı kitabı, Afkanistan'da çoçuk olmanın ne kadar da zor olduğundan, ve iki arkadaşın hayat hikayesinden bahs ediyor. Ve bu iki arkadaşın (Emir ve Hasan) ikisininde ne kadar kendilerine ait bir dünyaları olsa da (Emir zengindi, Hasan'sa çok zorluklarla büyümüş olan bir çoçuktu) onlar hep bir yerde büyümüş, ve hayata atılmışlardı. En sonunda yolları ayrılsa bile. Emir, yazmaya ilgisi olan, kendine has yeteneği olan bir çoçuktu, ama onun babası onunla çokta gurur duymadığı için Emir hep kendini ıspatlamaya çalışıyordu. Hasan, çok yetenekli, fedakar ve aynı zamanda cesurdu. Hasan'nın babası Ali, Emir'in babasının hizmetçisi olmuşken, aynı zamanda Hasan'da Emir'in hizmetçisiydi. Ali, rahatsız bir karakterdi, yani yanlış hatırlamıyorsam sol bacağını kullanamıyordu, bu yüzden de o hep yürürken bazı çoçuklar onu "Babalu" Diye çağırıyor, ve onu kötülüyorlardı.
Emir, okumuş bir çoçuktu, ama Hasan okumayı bırak okula bile gitmezdi, yani gidemiyordu. (Önceden de bahs etdiğimiz gibi hayatındaki zorluklar yüzünden. Yani fakirdi :)
Ama okumasa bile, Emir'i her konuda, her zaman yenerdi. Ama Emir'i kızdırmak istemediği içinde oyunları kazanırken, ya da bilerekten kendisini mağlup göstererek hep altan almaya çalışıyordu. Emir, bazen Hasan'ı kendi babasından çok kıskanırdı, ve babasıda Hasan'ı hep destekleyen bir tipti, acaba neden? :)
O kadar çok şey söyleyebilirim aslında, ama daha fazla spoide vermeyeyim istiyorum.. O yüzden de kısaca şu alıntı paylaşıp gidiyorum hadi eyvallah :) :Birşeyi görüpte kayıp etmek, hiçbir zaman ona sahip olamamaktan daha zordur "
İyi okumalar dilerim ~