Bu kitabı yakmak istedim... Sonunda sanırım dibi buldum şekerim. Yıllardır kitap okuyup yorumlayarak pek çok iğrenç ergen romanıyla beynime işkence ettim ve bu yolculuk artık dibe vurdu. Bakın sevgili ergenler iki insan evladının birbirlerine psikolojik şiddet uygulamaları AŞK DEĞİLDİR. Siz bu abuk sabuk şeyleri okuyarak en başta kendinize saygısızlık ediyorsunuz. Bir erkeğin bir kadının ruhunu ve bedenini bu kadar kum torbası niyetine kullanmasını okumak eğer size keyif veriyorsa sapıksınızdır. Muhtemelen kabahat de sizde değil sizin zihinsel gelişiminize gereken önemi vermeyen ailenizdedir. Yazar Dilara Pamuk, zerre kadınlık gururu denen şeyi gözetmeden harala gürele kendi "sert erkek" fantezisini yazmış gibi geldi bana. Şekerim keşke kendine bir mafya sevgili bulsaydın da şu paçavrayı yazmasaydın. Kitapta bir Nazlı karakteri var, her sayfa ilerlediğinde biraz daha erkek egemenliğine muhtaç bir zavallıya dönüşüyor. Ergen kızların beynine yüklediğiniz mesajlar gerçekten tiksinip kusmama yol açıyor.
Genç bir kadın eğer gerçekten zekiyse şu kitabı okurken zehirlenip hastaneye kaldırılır. Bünye kabul etmez çünkü. Sevgili ergenler üzülerek söylüyorum ama ayıla bayıla beğendiğiniz bu kitap ne yazık ki ruhsal dünyanızın ne kadar büyük bir çöplük olduğunu göstermekte. Düşünce gücünüzü neredeyse yitirmişsiniz ve böyle bir romana kendinizi kaptırıp "okuduğum en güzel şeydi" diyebilecek kadar akli melekeleriniz yerinden oynamış.
Açıkçası bu incelemeyi okuyan anne ve babalara seslenmek isterim. Evladınızın elinde bu kitabı görürseniz derhal elinden alıp bir şekilde uzaklaştırın. Bu kitap görünümlü zihin artığı şey gerçekten gelişim çağındaki insanların aklına çok çok çok yanlış mesajlar sunuyor. Çoçukları ve ergenleri artık bu içeriklerden korumak zorundayız çünkü okuduğum yorumlar durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Resmen zorba bir sapık olan Bora'ya aşkım diyen ruh hastası ergenler türemiş! Bu kitap kelimesine hakaret niteliğindeki kağıt israfından çocuklarınızı koruyun.