·517 syf.····Okunma: 03 Aralık 2023 23:38 MARTİN EDEN İNCELEME
1909 tarihinde yazılmış olan Martin Eden romanı denizci bir gencin sevdiği kadının yanında uzaklara gitmemek için yazmaya başladığı ve bu yazama sürecinde yaşadığı zorluklara karşı pes etmeden verdiği mücadeleleri anlatan Jock London’un yarı otobiyografik romanıdır.
Martin işçi sınıfında olan ve ailesini ısrarlarına rağmen evde kalmayıp denizci olup dünyayı gezmek isteyen bir gençti. Denizci olduğu yıllar boyunca bir sürü şey ile karşılaşan martin en son vardığı bir limanda genç bir burjuvanın sokak çocukları tarafından sıkıştırıldığını görüp genç burjuvayı kurtarmak için kavgaya dalan martinin hayatı hiç farkında olmadan başka bir yola girmiştir. Aşk yoluna. Bu genç burjuva martine şükranlarını sunmak için onu eve akşam yemeğine davet eder bu yaşta martinde için erişilmez olan burjuva sınıfına il defa adım atmış durumdaydı ve bunun hayatını değiştireceğinin hiç farkında değildi.
Akşam yemeğin giden martin ilk defa kapıların için de girdiği zaman kendini bir sarayda bulmuş olur. Duvarda tablolar oturma odasında kitaplıklar ve tertemiz yemek sofrası işçi sınıfından olan martin bunlardan çok uzakta büyümüş ve buraları erişilmez bir zirve olarak görürdü. Martinin ilk aşkı bu evin genç hanımı olan Ruth’du.
Martin ruhta âşık olduktan sonra denize çıkmak istemdi hep ruhtun yanında kalmak istedi ve her gün kitaplar okumaya onu seviyesine gelmek için günde 5 saat uyuyarak geriye kalan 19 saatini kurarak araştırmalar yaparak geçirirdi.
Martin’in genel kültür seviyesi artıkça çevresinde olanları daha iyi görmeye ve farkında olmaya başladı. Martin uzun çalışmalardan sonra yazmaya karar verdi ve bu yazıları yazmaya başladıktan sonra martinin çok sıkıntılı günler bekliyordu. Açıklık, yoksulluk çekmeye başladı herkes ona sırt çevirmeye başladı. İlkyazı çalışmalarını dergilere satmayan satamaya martin uzun bir süre açlık yaşadı. Yemek ala bilmesi için özel eşyalarını fahiş faizlerle rehineciye verdi. Her kes onu neden düzineli bir işe girmediği için yadırgar ve kapısın yüzüne kapatırdı. Ruth’da onu hep düzenli bir işe girmesi için zorlardı. Bu gidişten memnun olmayan Ruth ailesinin zoruyla martini bıraktı.
Bundan kısa bir süre sonra martinin önü açıldı kitapları, makaleleri ve hikâyeleri satılmaya başladı ve martin artık bir ünlü yazardı ve elinde 100* 000 dolar vardı.
Bu kısa özeti yaptıktan sonra asıl söylenmesi gereken sözlere gelmemiz gerekirse.
Martin bu başarısından sonra onun yüzüne kapanan bütün kapılar açıldı. İşte Martin için beklenilmez son şimdi başlamıştı. Çünkü onu açlıkta ve sefalette yalnız bırakan ve hatta onu kabul etmeyen insanlar ona artık evlerini açmışlar ve yemeklerini ısmarlamışlardır. Martin cebin bir dolar yokken yüzene kapanan kapılar ve martinin en çok yemeğe ihtiyacı olduğu zamanlar bir tas esirgeyen insanlar şimdi martinin cebinde binlerce dolar olmasına rağmen ve neden onu yemeğe çağırdıklarını anlayamadı çünkü artık buna ihtiyacı yoktu. ruth en çok ihtiyacı olan zaman yanında gitmişti ve şimdi oda gelip tekrar onunla evlenmek istiyordu. Martin maddi ve manevi olarak bu toplum için de yaşamaya değer bir şey olmadığını, Dışarıdan işçi sınıfı için mükemmel şekilde görünen bu sınıf içerden duvarları nemlenmiş ir duvarın boyalarını döküldüğü gibi döküldüğünü ve çürüdüğü fark etmiştir. Martin artık ne burjuva sınıfının çürümüşlüğünü kabul edebilir nede eski işçi sınıfına dönebilirdi. Çünkü işçi sınıfın yaşam düşüncesi artık onun düşüncelerinin çok gerisinde kalıyordu. Martin eden için artık yaşam umudu kalmamıştı eski hayatına da geride bırakmış ve aşkı da menfaatler uğruna öldürülmüştü.
BİR GECE VAPURLA geç SAATA yola Çıktığında GECENİN SERİNLİĞİNDE KENDİNİ DENİZİN ENGİNLİĞİNE sonsuzluğuna BIRAKARAK arkadaşının yolundan gider.