İş Kültür Modern Klasikler Serisi içinde en özgün eserlerden biri, bir kara mizah başyapıtı. Scorsese'nin After Hours'unu andıran bir keşmekeş içinde geçen yarım günde, baş karakter Demba'yı Roth'un kısa öyküsü Aziz Ayyaş Efsanesi 'nin ve Andreyev'in Yahuda İskariot 'unun karakterlerinin iç monologlarını andırır bir kabalıkta ve saflıkta buluruz ve dahi bir ara hikayede Zweig'in "zanaatkar"ıyla da yolumuz kesişir, Tenten kötülerinden birini ödünç almışçasına, keyifle kovalamacaya karışırız. Başkası adına utanmak duygusundan da beslenen bu durum komedileri aslında edebi olmanın ötesinde sinemasal anlar yaratır: Smoke, Clerks, Night on Earth gibi filmlerden aşina olduğumuz çoklu hikaye çizgisi içinde birbiri ardına yeni mekanlar ve kişilerle yan öyküler yaratan kitapta absürdü, karakterin kitabın ortasında nedeni açıklanan kelepçelere mahkum olmasıyla beraber, bir pelerinin ardında saklanan ellerinden mahrum şekilde (ki bunu çoklukla zekasını test etmekle parlak çözümler üretmek için kullanır) iletişime ve eylemlere zorlanması oluşturur ve yazar bunu gayet doğal biçimde sunar - kendi zeka parıltıları yaldız olup sayfalara dökülür.
Klasik bir aksiyon filminde önemsiz bir sahnede elden çıkıveren kelepçelerin (Hitchcock'un 39 Basamak'ı ayrı bir saygı duruşunu hak eder) koca bir kitaba bunca olayı sığdırması takdire şayan. Karakter tahlilleri, tehdit altında anında değişiveren iki yüzlü madalyonlar ve asıldıkları, tutundukları apoletler, etiketler elbette yergi konusu fakat kitabın özünü, dimağa kattığı lezzeti bu kara mizah oluşturuyor.
Blues Brothers'tan Midnight Run'a, Voltaire'den Tormesli Lazarillo'ya, bu absürdün, taşkın hayal gücünün yarattıklarının bir takipçisi, hayranı olmuş iseniz, bu kitaba bayılmamanız Buster Keaton'un bile yüzüne hayret ifadesi konduracaktır. Leziz!