Puan vermedi·314 syf.····Okunma: 07 Aralık 2023 17:40 》Michel de Montaigne "Kendini Tanı" ve "Ne biliyorum?" gibi temel sorularla yola çıkarak bir insanda insanlığın bütün hallerini yoklayan "deneme" türünün isim babasıdır.
》Dört çocuğunu da bebekken kaybeden ve böbrek sancıları yüzünden 38 yaşındayken, 1571'de kitaplarıyla birlikte çiftliğine çekilmesiyle başlayan bu süreçte yazdığı bu kitapla bu kadar pozitif bir eserin ortaya çıkması beni şaşırttı.
》Kitap 4 farklı önsözle başlıyor. Ardından kronolojik olarak Montaigne'in hayatı yer alıyor. Daha sonraki bölümde ise pek çok tanınan ismin Montaigne hakkındaki fikirlerini okuyoruz. Sonrasında "Okuyucuya" başlığında bir bölümle karşılaşıyoruz. Burada Montaigne "Okuyucu, bu kitapta yalan dolan yok. Bu kitabı, yakınlarım için bir kolaylık olsun diye yazdım. İstedim ki beni kaybedecekleri zaman hakkımda bildikleri, daha etraflı ve daha canlı olsun." şeklinde bazı cümlelerle bizlere hitap ediyor.
》Bu konuşmasıyla kitabı yazma amacının insanlığa hitap etmek ya da bir şey öğretmek değil de, kendine mesaj vermek, kendi kendisiyle sohbet etmek, yalnızca yakınlarına bir şeyler bırakmak olduğunu söylese de aslında okura pek çok mesaj veriyor.
》Bir deneme değil de, felsefe, kişisel gelişim, hayatı sorgulama, kendini arama tadında bir kitap gibi daha çok. Hayat, insan, ölüm, inanç, sağlık, cinsellik, merhamet, kibir, din, devlet, hukuk, eşitlik, özgürlük, eğitim, kin, öfke, sevgi, aşk, ruh halleri, davranış şekilleri, toplumsal ve bireysel tutumlarımız gibi bir çok konuda önemli bilgilere yer vermiş. İnsanlık var olduğu sürece ortada olacak sorunlar ve durumlar üzerine fikirlerini anlatmış. Hangi yüzyılda okunursa okunsun, içindekiler güncel konular olacak kadar zamanın ötesinde.
》Hepsinde asıl mesaj, insanın kendisini sevmesi gerektiği üzerine yoğunlaşıyor. Ona göre insan tek bir şeye odaklanmamalı. Tek bir işe, tek bir insana, tek bir ideolojiye. Ama bir ideali de olmalı, her zaman kendini geliştirmeye devam etmeli. Ona göre dünyayı kurtarmak diye bir şey yok. Yol kenarına geçip izlemek, felaket sonuçlarından bile deneyim çıkarmak var.
》Kitapta en sevdiğim kısımlardan biri yazarın, Seneca, Horatius, Vergilius, Lucretius, Cicero, Persius, Ennius, Tasso, Voltaire gibi önemli birçok ismin yazdıklarını kendi düşüncesini desteklemek amacıyla alıntılaması oldu.
》Shakespeare'den Virginia Woolf'a kadar birçok kişiyi etkiledi. Nietzsche onun için: "Böyle bir insanın yazı yazmış olması, sahiden bu dünya üzerinde yaşamanın zevkini artırmıştır." demiştir.
》 Kitabı çeviren Sabahattin Eyüboğlu ise, "İnsan gibi tükenmez bir maden." diyor denemeler için.
Her ne kadar katılmadığım görüşler barındırsa da ve tarz olarak beni sıkmış olsa da insana tavsiye niteliğinde bir kitap olduğu için okumayanlara öneririm.