Gönderi

9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
Yazar kitapta 2. Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanyasına karşı koymayı hedef edinmiş bir direniş ekibinde bizzat yer alma fırsatı bulan Bakü, namı diğer İsyan Kitabdar'ın ailesinin geçmişinden başlayarak nasıl bir evde doğduğunu, büyüdüğünü ve daha sonra babasının bizzat içine aşılamaya çalıştığı o aktivist ruhu ne kadar reddetse de kendini bir direniş grubunun içinde bulmasını ve en sonunda ise savaş sonrası süreçte yaşadıklarını son derece akıcı bir üslupla ele alıyor. "Son derece akıcı bir üslup" tabirimi özellikle ikinci kez belirtmek istiyorum zira zaten 180 küsur sayfa ile çok da hacimli olmayan bu kitabı tek oturuşta bitirdim. Özellikle direniş dönemlerini, o aktivist hareketlenmeler ekstra ilgimi çekmiş olacak ki daha bir heyecanla okudum. Karakterler ya da yazar olarak mı adlandırmalıyım bilemiyorum ancak hem dini hem de milli inançlarım yönünde fikrî anlamda çatıştığım ve ters düştüğüm birçok düşünce de vardı doğrusu. Yine de kitabı okumaya yönelik bir rahatsızlık hissetmeme sebep olmadılar. Çünkü okurken tüm bunları göz önünde bulundurarak aslında karakter adına çeşitli yorumlamalar yapıyor ve kendi fikrimce bir mânâyı çıkartmakta zorlanmıyordum. Kitabı okurken kimyonlu mercimek çorbası sahnesinde İsyan'ın o gurbetçi yanını ve içinde hissettiği, kendisi gibi biri tarafından şefkatle sarmalanma ihtiyacını nedense tam kalbimin içinde hissedip son derece duygulanarak okudum. Duygusal anıma da denk gelmiş olabilir tabi :) Direniş dönemlerini okurken ekstra zevk aldığımı belirtmiştim. Benzer düşüncelere sahip insanların bir halka etrafında buluşup çeşitli görev paylaşımlarıyla düşüncelerini savunması ve tavırlarını ortaya koyması gerçekte veya kitaplarda, beni her zaman heyecanlandıran şeyler olmuştur. Savundukları düşünceyi destekleyip desteklememem bir yana, bu hareketlilik son derece sevdiğim bir şey olduğu için bu kısımları zevk alarak okuduğumu söyleyebilirim. Direniş sonrası sürece değinecek olursam, İsyan'ın kesinlikle rehavete kapıldığını düşünüyorum. Çünkü asıl direniş savaşlardan sonra başlar bence. Askerlere karşı fiziki direniş sergilemek henüz başlangıçtır. Asıl direniş; insanların zihinlerini ve algılarını eğitme aşamasında filizlenir. İsyan ise bu süreçte babasının en sevmediği özelliklerinden biri olan şöhret hayatına yönelmiş gibi gözüküyor. Kitabın bütün detaylarına değinemeyeceğim tabii ki ancak şunu belirtmek istiyorum ki hemfikir olunsun veya olunmasın ben zevk alınarak ve çeşitli anlamlar çıkarılarak okunacak bir kitap olduğunu düşünüyor ve merak edenlere kesinlikle öneriyorum.
Edebiyat
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,1bin okunma
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.