·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Aralık 2023 02:59 Hikaye; Filby, Ruhbilimci, İl Başkanı, Hekim, Delikanlı, hikayeyi kaleme alan kişi ve Zaman Gezgini’nin bulunduğu bir odada Zaman Gezgini’nin zamanın 4.boyut olduğunu ve zamanda hareketin –tıpkı diğer boyutlarda hareket gözlemlendiği gibi- mümkün olduğunu açıklamasıyla başlar.
‘’herhangi bir gerçek cismin dört yönde uzantısı olmalıdır: Uzunluğu, Genişliği, Kalınlığı ve Sürekliliği olmalıdır. Ama insan doğasının birazdan açıklayacağım bir zaafı yüzünden görmezden gelmeye yatkınızdır. Aslında dört boyut vardır, bunların üçüne Uzay’ın üç düzlemi diyoruz, dördüncü ise Zaman’dır. Ama ilk üç boyut ile dördüncü boyut arasında gerçek dışı bir ayrım yapma eğilimindeyizdir, bunun nedeni bilincimizin hayatımızın başından sonuna kadar bu dördüncü boyut boyunca kesik kesik ilerliyor olmasıdır.’’ –sayfa 4
Zaman makinesinin maketinin Zaman Gezgini tarafından sergilenmesi ve inanmaz bakışlar altında zamanda yolculuğa gönderilmesiyle devam eden hikaye, günler sonra Zaman Gezgini’nin ünlü bir gazetenin Yayın yönetmeni, Hekim, Psikolog, Gazeteci, hikayeyi kaleme alan kişi ve Ruhbilimci’nin oturduğu yemek masasına üstü başı toza bulanmış, topallayarak gelmesiyle sürüyor. Zaman Gezgini kısa bir izin isteyerek temizlenip masaya geri geliyor ve yaptığı zaman yolculuğundan bahsediyor.
Sekiz Yüz İki Bin Yedi Yüz Bir yılına gerçekleştirilen yolculukta, toplumun iki sınıfa ayrıldığı anlatılmaktadır. Geleceğin dünyası ayrılacılıklı insanların; güzel, narin ve tembel Eloi’ların rahat ve kaygısız yaşam sürdükleri yer üstünden ve yer altında yaşayan Morlock’lardan oluşmaktadır. İnsanlar arasındaki sınıf ayrımını net bir şekilde belirten ve gelecekte bu sınıf ayrımının yaratacağı sorunları ustalıkla işleyen yazar sayfa 63’te bu noktaya gelirken geçirilen süreci şöyle anlatmaktadır: ‘’Bir zamanlar yukarıdünya insanları ayrıcalıklı aristokrasi, Morlock’lar da onların istençsiz uşakları olmuş olabilirlerdi; ama bunu üzerinden uzun zaman geçmişti. İnsanın evriminden meydana gelen bu iki tür yepyeni bir ilişkiye doğru gidiyorlardı ya da o noktaya varmışlardı bile. Eloi’lar, Karolenj kralları gibi, yozlaşarak işe yaramaz bir güzelliği yaşamaya başlamışlardı. Hiçbir şeye katlanmaksızın yeryüzünü hala ellerinde tutuyorlardı: Çünkü kuşaklardır yeraltında yaşamış olan Morlock’lar en sonunda yerüstündeki günışığına dayanamaz olmuşları.’’ Gelecek dünyasında insanların sınıflara ayrılıp bir bütün halinde yaşamaması yazara göre insan ırkının sonunu getirecektir, ki kitapta da insanlar ayrıldıkları sınıflarla birbirlerini yok etmektedir.
‘’İnsanoğlu intihar etmişti. Kendine hedef olarak kararlılıkla rahatı ve kolayı, düstur olarak da güvenli ve istikrarlı dengeli bir toplumu seçmiş ve muradına ermişti – ama sonunda gele gele bu duruma gelmişti.’’ –sayfa 85
Son olarak kitabın bende çok farklı bir dünya ve gelecek kapısını araladığını belirtmek isterim. Geleceğe bakmak için daha farklı pencerelere ve tahminlere sahibim artık. Kitaptaki Weena karakterine –çok tanımasam da- ayrı bir sevgi beslediğimi eklemeliyim. Kitap hakkında daha bir çok yorum ve çıkarım yapılabilir, bunları da sizin okumanıza bırakıyorum ve okumanızı öneriyorum.