Kitap; emperyalizmi, ezen ve ezileni karıncalar ve filler üzerinden sembolik olarak çok güzel ifade etmiş. Çocuklara hitap ettiği düşünülse de içerdiği üstü kapalı mesajlar yüzünden bence kesinlikle yetişkinlerin okuması gereken bir kitap.
Emperyalizmin, güçlünün zayıfları nasıl sömürdüğü, onların üzerinden karnını, cebini nasıl doyurduğu ve aksine ezilenlerin ise aç bitap sefil bi hayat yaşaması.. Bir de bunun farkına varmamaları, farkına varıp düşünmemeleri, itaat etmeleri için yeni icatlar ortaya atmaları; radyo, tv gibi… Tanıdık geldi mi size de ? İnternette birtakım oyunlar, programlar, tv kanallarındaki yayınlar… İcat edemez hale gelmedi mi, yaratıcılığını yitirmedi mi insanoğlu da tıpkı karıncalar gibi? Karıncalara filce(fil dili) öğretildi, dillerini unutup birlik olmamaları adına. Bize de yapılmaya çalışılan hatta yapılan işte bu: dilini ve dinini unutturmak.
Kitapta hoşuma giden şeylerden biri de halk ağzından pek çok yeni kelimeler öğrenmem oldu.
Umarı, balkımak, zarılık eylemek, ipileşmek, iğva, kırfacan, küşüm, köre … vb.
“Bir de karıncaları durmadan oyalayacak, düşünmeyi onların elinden alacak birtakım
oyuncaklar icat etseler. Karıncaları köleliğe
koşullayacak…”
“ilk önce dillerini unutup karıncalıktan çıkacaklar, fil olmak için can atacaklar. Durmadan fillere öyküneceklerdir. Her karıncanın içinde bir fil padişahı yatacak. Karıncaların kellelerini kesmektense, dillerini kesmek daha dogrudur. “
“Bunlar biribirlerini sevmeye başladılar mı, sevginin olduğu yerde bireycilik barınamaz, korku, aşağılama barınamaz, zinhaaar, sevgiye izin vermeyeceksiniz. Bunlar biribirlerini sevmeyi öğrenirlerse bizi de, filleri de erinde gecinde yenmenin bir yolunu bulurlar. Zinhaaar, bunlara biribirlerini sevdirmeyeceksiniz. Sevgisizliği, düşmanlığı körükleyeceksiniz.”
❦✰ESRArengiz✰❦Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal