"Bütün insanlar günü belirsiz bir ölüme mahkumdur"
9/10
·176 syf.··
2023 1. kitabı
Victor Hugo öyle dahi bir yazar, öyle güçlü bir kalem ki size anlatmak istediğini zihninizdeki tüm bariyerleri, tüm engelleri yıkarak anlatmayı başarıyor. İdama mahkum olmuş bir insan öleceği tarihi bilen insandır ve bu bence bir insanın yaradılışı gereği kabullenemeyeceği tek bilgidir. Çünkü insan her zaman ve her daim uzun bir ömrü olacak gibi yaşar, bu onun fabrika ayarlarından gelen bir düşüncedir. Yaşı ilerlemiş kişiler için en büyük zorluk, hayatı boyunca kendinden uzak gördüğü o tarihin yakınına geldiğini bilmek. Ancak bu durumda bile bir merhamet vardır, yaratıcı tarafından bize verilen... O tarihi tam olarak bilememek. Bu kişinin bir şekilde devam etmesini sağlar hayata. Tersi durum ise, yani ölümün saatini tarihini bilmek, insan beyninin var olma içgüdüsü ile kabullenemediği bir şeydir çünkü yüzlerce yıl hayatta kalabilmek adına evrimleşmiştir insan beyni, nihai amacı budur. Bu iki büyük tezat, insanın hayatta kalma içgüdüsü ve sonun tarihinin sana açıklanması, bir bilincin kaldırabileceğinin çok ötesindedir. Nitekim şahsen tanıdığım ve doktorların kısa bir ömür süresi verdiği bir kişi bunu yok saymayı tercih etmiş, zihni bu gerçeği kabul etmeyi reddetmişti. İşte bu muhteşem kitap bir insanın zihninin bu durum karşısında çektiği acıyı öyle bir hissettiriyor ki size istemsiz olarak araya bir bariyer koymak, biraz mesafe bırakmak istiyorsunuz bu fikirden öyle çok rahatsız oluyorsunuz. Ancak karşınızda ki yazarın kalemi ve empati yeteneği eğer Victor Hugo kadar büyük bir güce sahipse, o duvarlar o bariyerler yıkılıyor ve çaresiz olarak acıyı, umudu, hüznü, sevinci, bin bir renk hissi karakter ile birlikte her bir hücrenizle yaşıyorsunuz. Romanı okurken sürekli şu düşünce belirdi aklımda; bir insan, sadece atan bir kalp değil, bir dünya gerçekten. Onu seven kişilerle, onun sevdiği kişilerle, anıları ile, ilkleri ile, korkusu ile, umudu ile, inancı ile, nefreti ile, pişmanlığı ile ve daha bir çoğu ile kocaman bir dünya. Bir insanın ömrünü almak demek bir büyük dünyayı yok etmek demek. O dünyayı yaratan haricinde kimin neden ve nasıl yok etmeye hakkı olabilir?! Ah birde kitabın son sayfasında bulunan bir dip not benim iç dünyamda varlığını bilmediğim bir odanın ışığını yaktı. Madam Du Barry'nin giyotinle idamı sırasındaki "Bir dakikacık daha, sayın bay cellat!" diye haykırması. Yalnızca bir dakika yaşam için yalvarılan ‘bir dakika’… Şimdi her birimiz sınırsız sahipken o bir dakikalara, gözümüzde hiç bir öneminin bulunmadığı o bir dakika...
Edebiyat
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Koridor Yayıncılık · 2019152,5bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.