Oğuz Atay'ın romanlarını okurken adalet duygusuyla oyun, oyunla yazı arasındaki ilişkiyi anlamaya çalıştım. Latife Tekin'i okurken yokluk duygusuyla dil arasın da ya da Tezer Özlü'yü okurken sıkıntıyla yazı arasında nasıl bir ilişki olduğuna baktım. Bilge Karasu'yu okurken "büyü menin tarihi"ni, bu tarihin yazıyı nasıl değiştirdiğini anlama ya çalıştım.
7
Adorno şurada haklıydı: "Yanlış hayat, doğru yaşana maz." Şimdi bunu bir adım daha ileri götürmek gerekiyor: Yanlış hayat, doğru anlatılamaz.
110