Nasıl bir sefalet inanılmazdi, Martin Eden ile kiyasladim basta ama bu kesinlikle çok farklıydı. Hatta yemek yerken iki kez düşündüm okuma süresince, üç gün yemiyor yeri geliyor, talaş çiğniyor, başına gelince insan her şarta karşı dayanabiliyor demekki. Yazarda o güç varmış hatta fazlası, takdir edilmeyecek gibi değil. Hele o gururu yok mu, birçok kez bu kadar da olmaz niye soylemiyorsun diye tırnak yedirten cinsten. İnançları hayatta kalmasına, yanlışa sapmasina engel oluyor birçok seferinde bu da ayrıca düşünülmesi gereken bir konu. Edebiyat camiasının kaderlerinden biri de bu sefalet olsa gerek.