Gönderi

Puan vermedi·1062 syf.··
2023 82. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2023 23:03
Rus edebiyatını sırf balo sahneleri ve betimlemeler yüzünden aşık olacak kadar çok seviyorum. Anna Karanina için sadece bir aşk romanı demek inanılmaz bir haksızlık olur. Çünkü dönemin ekonomi, siyasi ve dini görüşlerini çok detaylı anlatıyor. Hatta bu ekonomi, tarım, işçiler konularını öyle derin işliyor ki bu kısımları okumak zorlaşabiliyor. Evlilik ve sosyete ilişkilerini, toplum baskılarını, boşanma durumuna toplumun ve dinin bakışını ve sırf bu yüzden boşanamama durumlarını, bunun bünyede açtığı anksiyete krizlerini oldukça derin işlemiş kitap. İlk kez lisede okuduğumda Anna ve Vronsky ilişkisine hayrandım. Ama sanırım yaşlanmaya başlamışım. Levin ve Kiti aşkı dururken neden saplantılı gibi sadece tutkudan oluşan Anna Vronsky ilişkisine tutunmuşum bilmiyorum. Pastoral betimlemeleri sevdiğimden midir, köy hayatına hayran olduğumdan mıdır bilmiyorum; ama bu okumamda ve muhtemelen sonraki okumalarımda da en sevdiğim karakter Levin olacak. Kiti’ye duyduğu şefkati ve sevgisi, köy yaşamı, ailesi için çabaları, mantığı ve bilimsel öğretileriyle ışık tutmaya çalışıp aradığı Tanrısı ve tatlı kıskançlığı ile yer yer güldürerek sevdirdi kendini bana :) Kitapta en en en sevdiğim sahne de kesinlikle Levin ve Kiti arasında gerçekleşen tebeşirle evlilik teklifi olayıydı. Çok tatlı ve romantik:’) Levin’in evlilik öncesi kendisine söylenen artık özgür olamayacağı ile ilgili sözden sonra şu düşüncesi kitapta en sevdiğim yerlerden oldu; “Özgürlük mü? Ne için özgürlük? Mutluluk yalnızca sevmek, onun istediklerini istemek, onun düşündüklerini düşünmektir, yani hiçbir şekilde özgür olmamaktır. İşte mutluluk da budur!” Levin’in Kiti’ye karşı hissettiği tatlı kıskançlığı ile Anna’nın Vronsky’e duyduğu takıntılı kıskançlık arasında okuyucuya yaptırılan karşılaştırmalar bile kitabı okumak için yeterli bir sebep. Anna’ya üzülmedim. İlk okuduğum liseli çağımda üzülmüştüm ama bu yaşım ve bu aklım ona üzülmedi nedense. Hatta Vronsky de kocası da kurtuldu diye düşündüm. Okurken beni bezdiren o kıskançlığa iyi bile dayanmıştı Vronsky. Ne yazsam az kalacak ama daha ilk cümleden sizi içine çeken kitap; “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.”
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.